Her mevsimin kendi içinde bir güzelliği ve zorluğu var. Uzun kış günlerinde beklediğimiz cıvıl cıvıl yaz günleri, o günleri yaşarken aşırı sıcaklarla bizi bunaltırken bir anda kendimizi ocak ayının esintili havasını özlerken buluruz. O esintili günler gelir, pencere kenarında çay kahve romantizmi başlar. Fakat bunun da ömrü kısadır. Yağmur, çamur, kar fırtına derken bir anda yine aynı döngünün içinde kayboluruz ve yazı özlemeye başlarız. Bu döngü hiç değişmez. Ancak her mevsimin kendine özgü zorlu hava koşulları, araç sürüş tekniklerine ve araba kullanırken dikkat edilmesi gereken noktalara etki edebilir. Temmuz ve ağustos aylarının aşırı sıcak havaları, nisan mayıs aylarında üzerimize düşen sisler, ekimin yağmuru, aralıktaki fırtına, ocaktaki kar derken araba kullanmak en deneyimli sürücüler için bile çok zorlu bir hale gelebilir.
Görsel: istockphoto.com
Hazır mayıs ayı gelmişken bu yazımızda bizi yakın günlerde bekleyecek olan sıcak havalardan bahsetmekte fayda var. “Yazın araba kullanmakta ne var? Klimayı açar, keyfime bakarım…” diye düşünebilirsiniz. Ancak araç klimasının bile yönü, böyle günlerde oldukça önem arz eder.
Çoğu yazımızda belirttiğimiz gibi öncelikle arabanızın yaz dönemi için periyodik bakıma girdiğinden ve tüm arızaların ya da olası arızaların kontrol edildiğinden, bakımının yapıldığından emin olun. Ve tabii ki lastiklerinizi, yaz lastikleriyle değiştirin.
Arabanız da yaz sıcaklarında tıpkı sizin gibi bunalmış hissedebilir. Araç radyatörünüz yaz aylarında su kaynatmaya müsaittir. Böyle bir durumda hemen müdahale edebilmek için mutlaka arabanızda radyatörünüz için yedek su bulundurmalısınız.
Sıcaklar bunaltıcı olsa da araç klimaları direkt olarak araba içinde seyir eden kişilere değil, camlara doğru çevrilmelidir. Bunun yanı sıra, uzun bir sürüşte klima çalıştırmaya mutlaka mola verilmelidir. 30 dakikada bir aracınızı havalandırmanız sağlığınız ve sürüş güvenliğiniz için ideal olacaktır.
Görsel: istockphoto.com
Güneş ışınları sürüş sırasında oldukça yorucu olabilir ve gözlerinizin kamaşmasına sebep olabilir. Yolculuğa başlamadan önce mutlaka aracınızın güneşliklerini indirmelisiniz. Ayrıca güneşin en çok etki gösterdiği öğle saatlerinde yolculuğa çıkmak pek akıllıca olmayabilir. Sabah ve akşam üstü saatlerinde yolculuğa çıkmak daha rahat bir yolculuk yapmanızı sağlayacaktır. Artı olarak öğle saatlerinde sıkça asfalt erimesi yaşandığını ve bu durumun aracınıza zarar verebileceğini unutmayın.
Yaz aylarında sürüş güvenliğinizi sağlayacak önlemlerin bir kısmı ise aracınızdan ziyade sizin kendinize ne kadar dikkat ettiğinizle alakalı. Örneğin uzun yola çıkacaksanız yediklerinize biraz daha ihtimam göstermelisiniz ve ağır yiyeceklerden kaçınmalısınız. Bol bol su içmek de yine atlamamanız gereken noktalardan biri.
Sürüş sırasında sizi çokça terletecek kumaşlardan ve güneşi direkt üzerinize çekecek renklerden oluşan kıyafetler giymemekte yarar var. Bunun yerine pamuklu ve açık renk kıyafetler seçilmeli. Biliyoruz ki sıcak günlerde terlik ve sandalet gibi açık ayakkabılar oldukça cezbedici ve rahatlık anlamına geliyor. Ancak böyle ayakkabıları tercih etmek, pedal hakimiyetini kaybetmenize ya da rahatça araba kullanamamanıza sebep olabilir. Bu yüzden araba içinde giyeceğiniz ayakkabıya da ekstra önem vermelisiniz.
Eğer uzun bir yolculuk yapıyorsanız en fazla 2 saat araba kullandıktan sonra mutlaka en az 15 dakikalık bir mola vererek dinlenmeyi ihmal etmeyin.
Ortalık birazcık ılınsa hemen insanın uykusunun geldiğini hepimiz biliyoruz. Bu durumda uykunuzu ne kadar almış olduğunuz da ekstra önemli bir hale geliyor. İnsanı rahatsız etmeyen sakin bir bahar havası da olsa mutlaka yeterli saatte uyuduktan sonra yola çıkması gerektiği ve bu konuda hiçbir istisna olmadığı bir gerçek. Ancak sıcak yaz günlerinde uykusuz yola çıkmak ise ekstra tehlikeli bir hale geliyor.
Eğer belli rahatsızlıklarınız varsa uzun yolculuklar size göre olmayabilir. Kalp, şeker, tansiyon gibi rahatsızlıklara sahip olan kişilerin bilhassa çok sıcak günlerde uzun süreli sürüşlerden kaçınmaları gerektiği söyleniyor. Güvendiğiniz bir yakınınızla yola çıkmakta fayda var.
Sıcakların yalnızca bizi etkilediğini unutmamak gerek. Trafikte seyir halinde olan diğer sürücüler de en az sizin kadar bu hava koşullarından etkileniyor ve sürüşleri zor bir hale geliyor. Takip mesafesi, maalesef ülkemizde en çok hiçe sayılan kurallardan biri. Normal hava koşullarında da uygulamak gerektiği gibi bilhassa böyle sıcak günlerde bu kurala ekstra önem göstermekte fayda var. Güvenli ve keyifli sürüşler dileriz.



