Toyota Pazarlama AŞ CEO'su Bozkurt, Türkiye'de en önemli sorunun yüksek vergiler olduğunu, AB düzeyinde bir vergi sistemiyle 50 bin TL değerindeki bir otomobilin 35 bin TL'ye alınabileceğini söyledi.
Türkiye otomotiv sektörünün en fazla korktuğu olgunun ÖTV artışı olduğunu söyleyen Toyota Türkiye Pazarlama CEO'su Ali Haydar Bozkurt, pazarın olması gerektiği yerin 1 buçuk milyon adet olduğunu söyledi. Vergi sistemi yüzünden gerçek potansiyelinden uzak bir otomotiv pazarı yaşandığını dile getiren CEO Bozkurt, "ÖTV olmasaydı, Avrupa'daki gibi sadece KDV ödenseydi, 50 bin TL'lik bir otomobil 35 bin TL'ye geliyor, böyle bir senaryoda da Türkiye'nin potansiyeli minimum 1 buçuk milyon" dedi.
AA Finans Masası'na konuk olan Bozkurt, 2014 yılı başında ani ÖTV artışı, BDDK'nın getirdiği kredi sınırlamaları gibi nedenlerle daralma yaşanacağının belli olduğunu dile getirerek, seçimlerden sonra işlerin değiştiğini söyledi. Bozkurt, konuyla ilgili olarak şöyle konuştu:
"Yılın başındaki önlemler ve 2013'den kalan kur artışları pazarın yüzde 25'e kadar daralmasına neden oldu. Kurdaki gevşemeler, faizlerin daha makul hale gelmesiyle seçimlerden sonra daralma hız kesti. Pazardaki küçülme yüzde 16'ya kadar indi."
Satışlardaki artış eğiliminin Kasım ayı satışlarıyla da görüleceği öngörüsünde bulunan Bozkurt, Aralık ayındaki satışlar "100 bini geçer" iddiasını dile getirdi.
Yılın başında otomotiv satışlarının 2014 yılında yüzde 10 ile 30 arasında bir düşüş göstereceği yönünde resim çizdiklerini ifade eden CEO, ilk kez karşılaştıkları tedbirlerin etkisinin nasıl olacağını değerlendirmenin zor olduğunun altını çizdi.
Bir kaç gün içerisinde Kasım ayı satış rakamları açıklandığında, Türkiye otomobil satışlarındaki daralmanın yüzde 15'lere ineceğini düşündüklerine işaret eden Bozkurt, pazarın 12 aylık dönemde 710-720 bin adetler arasında gerçekleşeceğini belirtti.
Bozkurt, bu ay binek ve hafif ticari araç satışlarının kasım ayına nazaran yüzde 50 artış göstereceğini öngördüklerini ve 100 bin adetin altında bir satış beklemediklerini söyledi.



