Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

Pick-up’lar artık hayatımızda sadece yük taşımak için değil hobilerimize yardımcı olmak için de varlar. 2000’li yılların başından bu yana bu sınıf kendisini oldukça geliştirdi. Artık SUV’lara rakip olarak bile görülebiliyor diyebiliriz. Neredeyse tamamı dört çekerlerden oluşan bu sınıfın iki üyesi de şu anda karşımızda. Volkswagen Amarok, pick-up’lar arasında artık lider koltuğunda diyebiliriz. Bugün yaptığımız bu karşılaştırmanın konuğu olmasının sebebi de bu diyebiliriz. Amarok, bugün bize yol gösterici olarak eşlik edecek. Peki ya Isuzu D-Max? Isuzu D-Max araba modeli hobi amaçlı pick-up’lar arasında Türkiye’de üretilen ilk model olma özelliğini taşıyor. İşte bu nedenle de Amarok modelinin karşısına çıkartarak neler yapabildiğini görmek istedik.

Tasarım olarak baktığımızda iki otomobilde kendilerinden bekleneni sunabiliyor. Volkswagen Amarok’un Canyon donanımı ile birlikte gelen kargo bölümünde bulunan takla barları ve basamakları ile araziye uygun bir yapı çiziyor. Yükleme bölümünün üstünün açık olması ise bu kısmın bagaj olarak kullanılmasını engelliyor. Basamaklar ise araca inip binerken kolaylık sağlıyor. D-Max ise üzeri kapatılmış kasası ile kullanıcısına biraz daha fazla kullanılabilir alan sunuyor. Fakat bu kapağın tasarımı arka görüş açısını biraz kısıtlıyor. Tavan üzerinde yer alan raylar ise sürüş sırasında rüzgar sesine neden oluyor. Bunu haricinde D-Max’in rakibinden geri kaldığını söyleyemeyiz.

İç mekana geçtiğimizde ise Amarok, “Nasıl sınıf lideri olunur?” dersi verebilecek kadar iyi bir kabin ile bizi karşılıyor. Diğer Volkswagen modelleri ile benzerlik gösteren kabinde malzeme kalitesi üst düzeyde. Gerek oturma pozisyonu gerek de yaşam alanı ile otomobillere yakın bir his sunuyor. Tabi yaşam alanı konusunu arkaya geçince bir kez daha değerlendirmek gerekiyor.  Yapısı nedeni ile arka koltuklar çok rahat olmamakla beraber iyi demek mümkün.

D-Max’in konsol tasarımı biraz demode. Yerlileşme ile birlikte kabinde herhangi bir değişiklik yapılmamış. Malzeme kalitesi çok yüksek değil ve bazı bölgelerdeki sert plastik rahatsız edici. Eğer arazi ağırlık olarak kullanılacaksa bu kolay temizlenmesi açısından avantaj sağlayabilir. Oturma pozisyonu biraz yüksek olan D-Max yaşam alanı geniş, arka koltuklar ise rakibinden farksız. Fakat yine de D-Max’in rakibinden öğrenecek çok şeyi olduğunu eklememiz gerekiyor. Amarok rakibine göre daha bir araba tadında bir kabin ve kalite sunuyor.

Görsel: newspress.co.uk

Ve kaputun altı... Volkswagen 2.0 lt’lik turbo beslemeli dizel ünite kullanıyor. 4000 d/dak’da 180 bg güç üreten bu motorun maksimum torku ise 1750 d/dak’da 420 Nm. Sekiz ileri otomatik şanzıman ile kombine edilen motorun gücü sürekli olarak dört tekerleğe birden aktarılıyor.

Isuzu D-Max ise 2.5 lt’lik yine turbo beslemeli dizel  motor kullanıyor.

3600 d/ak’da 163 bg güç üreten bu motor, kullanıcısına 1400-2000 d/dak aralığında 400 Nm tork sağlıyor. D-Max rakibinin aksine isteğe bağlı olarak dört tekerlekten çekiş sunuyor. Orta konsolda bulunan bir düğme ile arkadan itişli, devamlı veya otomatik dört tekerlekten çekiş arasında tercih yapılabiliyor. Bu da Amarok’un karşısında rakibine yakıt tüketimi avantajı olarak geri dönüyor. Evet teorik olarak böyle düşünüyoruz ama gerçek hayata döndüğümüzde Amarok’un 8 lt/100 km’lik yakıt tüketiminin karşısında D-Max tamamen ekonomi odaklı bir sürüşle bile 8.7 lt/100 km’nin altına inemiyor. Eğer gaz pedalına biraz sert davranırsanız bu değer kolayca yükseliyor. Bu konuda D-Max’in beş ileri oranlı eski nesil bir otomatik şanzıman kullanmasının da rolü var.

Kabinlerden bahsederken Amarok’un biraz daha otomobil tadın olduğunu söylemiştik. Sürüşe başladığımızda da aynı şeyi tekrarlayabiliriz. Direksiyon hissi bir Golf değil ama ona yakın diyebiliriz. Konfor konusunda sadece pick-up’lar arasında değil bazı SUV’lardan bile iyi diyebiliriz. Frene bastığınızda otomobilin iki tonluk ağırlığını hiç hissetmiyorsunuz. Virajlarda ise bir pick-up için daha iyisi olamaz diye düşünüyoruz. Evet, viraj dışına yatıyor ve ağırlığın ön tarafta olmasıyla önden kayma eğilimi gösteriyor ama bu aracın sınıfı ve kullanım amacı göz önünde bulundurulduğunda bu normal karşılanabilir.

Görsel: newspress.co.uk

D-Max ise Amarok gibi olmadığını ilk anlarda gösteriyor. Ağırlıkları denk olmasına rağmen D-Max bunu kullanıcısına daha fazla hissettiriyor. Yol üzerindeki karakteri ile kamyonet olduğunu hissettiriyor. Direksiyon hissi çok iyi değil. Süspansiyon arazi şartlarında başarılı olsa da asfalt üzerinde konfor konusunda eksikleri olduğu bir gerçek. Frenleri başarılı olsa da dozlaması biraz zor. Virajlarda da ağırlık ve hissiz direksiyon kendisini gösteriyor.

Burada şunu da söylemek gerekiyor. D-Max’in sürüşü bir kamyonetten beklenildiği gibi. Amarok ise bu işte çok iyi. İşi özetlemek gerekirse Amarok, pick-up kıyafeti giymiş bir SUV’ken D-Max tam anlamı ile bir pick-up.   

Canyon versiyonunun fiyatı biraz korkutucu görülebilir. Burada şunun kararını kullanıcı olarak siz vermek zorunda kalıyorsunuz. Alacağınız aracı sadece bir pick-up olarak kullanacaksanız D-Max işinizi rahatlıkla görecektir. Eğer bir pick-up’tan daha fazlasını bekliyorsanız ise ödeyeceğiniz fark önemsiz bir ayrıntı gibi kalacaktır.

 

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Hangi otomobil ne kadar güvenli?

07.12.2014
otomag

Ünlü marka Formula 1'e katılıyor

12.12.2014
otomag

Citroën C3 artık daha şık

04.07.2016
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır