Dünya nüfusunun %66’sı sağdan akan trafikte araba kullanmakta. Geri kalan %34 ise soldan akan trafikte sağ direksiyon arabalar kullanıyor. Peki, neden herkes trafiğin aynı tarafını kullanmıyor? Biz ne zamandan beri sağdan akan trafiği kullanıyoruz? Hangi ülkeler neden farklı yön kullanıyor? Trafiğin geçmişine inip bu soruların cevaplarını arayacağız.
Yolun hangi tarafının kullanılacağı sorusu arabalardan çok daha eskiye dayanıyor. Arkeologlar kazılarında bundan tam 6000 yıl önce kullanılmış taşla döşeli yolların izlerine rastladılar. Fakat en büyük yol ağını Romalılar kurmuştu. MS. 200 tarihinde Britanya dahil olmak üzere Kıta Avrupası’nın çoğu Romalıların elindeydi. Bu sebeple yollarda da onların kuralları geçerliydi. İnsanların çoğunluğu sağlak olduğu ve sağlaklar için atın solundan binmek daha kolay olduğu için Romalılar yolun sol taraftan akmasına karar verdiler. Çünkü ata binmek isteyen insanlar hem karşıdan gelen trafikle uğraşmak zorunda kalmayacaktı, hem de karşıdan gelen birine karşı kılıç çekmek daha kolay olacaktı. Avrupa Roma’nın bu kararı yüzünden imparatorluk çökmüş olmasına rağmen uzun yıllar boyunca trafiğin solundan seyahat etmeye devam etti.
Görsel: commons.wikimedia.org
Fakat Avrupa şu anda çoğunlukla sağdan akan trafik kullanıyor. Bu değişiklik 18. yüzyılda bir solak olan Napolyon tarafından gerçekleştirildi. Amacı gelmiş geçmiş en büyük imparatorluğu kurmak olan Napolyon, Avrupa’da fethettiği bölgelerin yollarında “eski Roma” yönünü değil yolun sağını kullanmaya zorladı. Fakat Napolyon’un Avrupa’da ulaşamadığı bir yer vardı; Britanya. Napolyon’un bu değişiklikleriyle birlikte Britanya da yolun solunun kullanılmasını tavsiye eden bildirgeler yayınladı. Bu yıllar aynı zamanda kolonileşmenin hızlandığı döneme denk geldiği için Fransa ve Britanya, gittikleri yerlere kendi geleneklerini götürdüler. Fransa’nın sömürgesi olan Vietnam veya Fas gibi ülkeler sağdan akan trafik kullanırken Hindistan, Avustralya gibi ülkeler soldan akan trafiği tercih ettiler. Fakat Britanya kolonilerinden bir tanesi bu kurala uymadı; Amerika.
Amerika Avrupa’ya göre çok büyük ve kırsal bir bölgeydi. Büyük yükleri uzun mesafelere taşımak için 4-6 atlı yük vagonları kullanmak gerekiyordu. Sürücü, sağ elindeki kırbaçla tüm atları kontrol edebilmek için sol arka ata oturmayı tercih ediyordu. Bu sebeple Amerika, yolun sağ tarafından seyahat etmeye başladı. Fakat 19. yüzyılda yollar taş döşenmeye başladığı zaman sürücüler yolun yanındaki giderlere düşmemek için sağ arka ata oturmaya başladılar. Yani hem trafiğin sağından ilerliyor hem de sağ tarafta oturuyorlardı. İlk arabalar üretilmeye başlandığı zaman da bu değişmedi. Henry Ford’un ilk arabası olan Model A, sağ direksiyona sahipti. Fakat trafikteki kalabalık arttığı için karşıdan gelen trafiğe dikkat etmek, yolun yanına düşmekten daha önemli hale geldi. Böylece Henry Ford, Model T’de direksiyonu sol tarafa aldı. 18 yıl içinde 15 milyon Model T satılınca geri kalan herkes uyum sağlayarak sol direksiyon üretimine başladı.
Görsel: commons.wikimedia.org
Peki ya Japonya? Japonya hiçbir zaman Britanya sömürgesi olmadı fakat buna rağmen soldan akan trafik kullanıyorlar. Romalılar ile benzer sebeplerden ötürü Japonya, tarih boyunca soldan akan trafiği tercih etmişlerdi. 19. yüzyılın ortalarında demiryollarına ihtiyaç duydukları zaman Büyük Britanya’dan yardım aldılar. Modernleşmenin bu döneminde Japonya, resmi olarak soldan akan trafiği kullanmaya başladı. Fakat her ülke bu kadar kolay bir karar döneminden geçmedi. İsveç, hiçbir zaman Napolyon’un yönetimi altına girmedi bu yüzden Roma’dan kalan geleneklerini kaybetmek zorunda kalmadılar. At üstünde bu çok büyük bir problem olmasa da arabaların popülerleşmesiyle İsveç nüfusunun %90’ı, soldan akan trafikte sol direksiyon arabalar kullanır hale geldiler. Bu da fazlasıyla yüksek kafa kafaya kaza oranlarına sebep oldu. 1967’de İsveç, Högertrafikomläggningen, yani “sağdan akan trafik geçiş günü” ile trafiğin akış yönünü değiştirmeye karar verdi. Saat gece 1 ile 6 arasında tüm önemsiz trafik yasaklandı. Trafiğe çıkmak zorunda olanlar ise saat 4.50’de kenara çekip, dikkatlice karşı şeride geçtikten sonra birkaç dakika bekleyip yoluna devam etmek zorundaydı. İnsanlar bu değişikliği izlemek için sabah erkenden uyanıp yollara çıkmıştı. Daha erken bir örnek olarak 2009’da Samoa, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan ithal edilen sağ direksiyon arabaların kullanılabilmesi için soldan akan trafiğe geçiş yapmayı planladı. Karşı çıkan bazı göstericiler bunun büyük kazalara sebep olacağını savundular fakat geçiş sorunsuz oldu. Samoa hükümeti üç günlük bir tatil verdi; böylece kimse trafiğe çıkmayacaktı. Üçüncü günün sabahı saat 6’da kalabalık seyirciler eşliğinde geçiş gerçekleşti ve kimseye bir şey olmadı.
Görsel: commons.wikimedia.org
Hangi tarafın daha güvenli olduğu hakkında araştırmalar yapılıyor. Bir araştırmaya göre soldan akan trafik yaşlı sürücüler için daha güvenli. Bunun sebebi insanların çoğunlukla sağ göz dominant olmaları. J. J. Leeming, 1969’da sağ ve soldan akan trafikleri karşılaştırdığı çalışmasında soldan akan trafiğin kaza sayısının daha düşük olduğunu, bu yüzden daha iyi olduğunu öne sürer. Fakat Ian Watson, örneklerin küçüklüğünü eleştirerek böyle bir sonuca varmanın mümkün olmadığını iddia eder.



