Bugün hayatımızın değişmez bir parçası olan otomobil, ilk ortaya çıktığında elbette şimdiki otomobiller gibi değildi. “Tarihten Bir Hikaye: Otomobil” yazı dizimizin ilk bölümünde, tarihteki ilk otomobilden ve ABD ve Avrupa’da otomobil üretiminin gelişiminden bahsetmiştik. Bu süreçte dünyanın ilk otomobil fabrikası, ilk toplu üretim otomobili, ilk otomobil üretim bandı vb. gibi otomobil tarihinin mihenk taşlarına da değinme fırsatımız olmuştu. Yazı dizimizin ikinci bölümünde ise araba üretiminin II. Dünya Savaşı öncesindeki durumu, savaş sırasında uğradığı duraklama periyodu ve savaşın bittiği 1945 yılını takip eden 35 yıllık süreçte nasıl tekrar yükselişe geçtiğinden bahsedeceğiz. Dilerseniz hiç zaman kaybetmeden kaldığımız yerden otomobil tarihinin hikayesine devam edelim. İyi okumalar.
Görsel: istock.com
II. Dünya Savaşı
I. Dünya Savaşı sırasında askeri değerini ve işe yararlığını kanıtlamış olan otomobil üreticileri, II. Dünya Savaşı’nda da benzer bir rol oynamaya devam etti. Savaş sırasında arabalar, hem ulaşım hem de taşıma amacıyla hizmet etti. Bunun yanı sıra hem ABD hem de Avrupa’da otomobil fabrikaları, askeri gereçler – tank, uçak vb. de dahil olmak üzere – tesislere dönüştürüldü.
Savaş öncesi hazırlık aşamalarında özellikle Avrupa’da Birleşik Krallık, otomobil fabrikalarını savaş tesislerine çeviren ilk ülke oldu. Birleşik Krallık’ı Fransa takip etse de onların çabası daha acele ve verimsizdi. Almanya ise otomobil fabrikalarını 1943’e kadar tamamen savaş tesislerine dönüştürmedi. Buna karşı ABD’de ise 1940 yılına kadar bu alanda neredeyse hiçbir adım atılmadı. Hatta 1941’de yaşanan Pearl Harbor baskınına kadar sivil otomobil üretimini kısıtlayan herhangi bir çaba dahi olmamıştı. 1942 yılından savaşın bitimine kadar sivil otomobil üretimi ABD’de rafa kaldırılmış, hurdaya çıkmış araçlar tekrar yollara dönme fırsatı bulmuştu.
Tüm dünyadan üreticiler arasında II. Dünya Savaşı sırasında öne çıkanlar ise ABD’li General Motors tarafından üretilen ve bugün, günümüzde de son derece popüler olan Jeep modelinin ve yine günümüzün Alman otomotiv devi Volkswagen firmasının ortaya çıkışlarıdır.

Görsel: istock.com
II. Dünya Savaşı Sonrası Otomobil Endüstrisi
II. Dünya Savaşı sırasında değişen düzen sebebiyle sivil otomobil üretimi alanında oluşan boşluk, savaşın hemen ardından otomobil üretimi pazarının bir anda patlamasına neden oldu. 1945’i takip eden 35 yıllık sürede, otomobil üretimi o zamana kadarki büyümesinin 10 katına erişti. Bu büyümenin belki de en önemli özelliği büyük bir çoğunluğunun ABD dışındaki ülkelerde patlak vermiş olmasıdır. Bu dönemde ABD’deki otomobil üretimi artış göstermiş olsa da ABD’de üretilen otomobillerin dünya pazarındaki payı %80’lerden %20’lere düşmüştür.
1980’e kadar başını ABD’nin çektiği otomobil üretimi pazarında 1980’de yaşanan durgunluğun ardından, II. Dünya Savaşı öncesinde otomobil üretimi neredeyse yok sayılabilecek kadar küçük miktarda olan Japonya, bir anda dünyanın en çok otomobil üreten ülkesi haline geldi. Bu dönemde Japonya’yı Avrupa Ekonomik Birliği veya bugün bildiğimiz adıyla Avrupa Birliği izledi.

Görsel: istock.com
Japonya’nın Yükselişi
II. Dünya Savaşı sonrası araba üretimindeki en büyük patlama 1980 yılında Japonya’da gerçekleşti. Bu patlamada en büyük rolü oynayan ise Japon otomobil üreticilerinin küçük ve yakıt tasarrufu sağlayan araçları oldu. 1970’lerin sonu ve 80’lerin başında başta Toyota, Nissan, Honda ve Mazda olmak üzere birçok Japon üretici Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’ya otomobil ihraç etmeye başladı. Bu firmalar ve daha sonra Mitsubishi, Isuzu, Fuji ve Suzuki, Japonya dışındaki büyük otomobil marketi olan ülkelerde fabrikalar açmaya başladı.
1990’da Japonya’nın yaşadığı büyük finansal gerileme nedeniyle Japon otomobil firmaları Ford, General Motors ve Renault gibi Avrupa ve ABD firmaları tarafından kontrol edilmeye başladı.

Görsel: istock.com
Güney Kore’nin Sahneye Çıkışı
1970’lerden başlayan bir 20 yıllık periyot içinde Güney Koreli otomobil firmaları küçük, ülke içi üreticilerden dünya pazarının büyük oyuncuları haline geldi. Hyundai, Kia ve Daewoo markaları da bu dönemde büyüyerek Güney Kore otomobil üretiminin %90’ını elinde bulunduran 3 büyük isim haline gelmişti. Günümüzde tüm dünyada bir otomotiv devi haline gelen Hyundai’nin hikayesi de tam olarak bu noktada başlamaktadır.
1980’lerdeki süreçle beraber tarihinin zirvesini yaşayan otomobil üretimi, bu noktadan itibaren modern bir endüstri haline gelmeye başlamış ve araba, modern çağına girmiştir. Günümüzde de otomotiv endüstrisinde kullanılan birçok konsept ve tekniğin doğuşunun nasıl yaşandığını “Tarihten Bir Hikaye: Otomobil” yazı dizimizin üçüncü ve son bölümünde bulacaksınız. Bizi takip etmeyi unutmayın.



