Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

Araba teknolojileri söz konusu olunca artık haber akışı bir noktada takip edilmez oldu. Zira 70 yıl öncesine baktığımızda en ufak bir teknolojik yenilik bile devrim sayılabilir iken şimdilerde okuyucular için otomotiv sektöründe oluşan her bir teknolojik yenilik olağan bir hale geldi. Böylece gelişim bizim için zaten olması gereken bir durum olarak görülmeye başlandı ve dijital devirle girift bir hale gelerek biz de dijitalleştik. 

Hal böyleyken tabii ki de bizi şaşırtan haberler ve beklediğimiz yenilikler yok değil. Mesela, herkesin tamamen elektrikli araba kullanmaya başlaması kaç sene sonra gerçekleşecek ya da sürücüye hiçbir şekilde ihtiyaç duymayan otomobil teknolojisi ne zaman kullanılabilir hale gelecek gibi sorular bizi hala heyecanlandırıyor. Park Pilotu Sistemi, son dönem otomobil modellerinde sıkça kullanılan bir sistem olsa da aslında sürücüsüz otomobil teknolojisi fikrinin bir uzantısı olarak görülebilir. Hedef, insan eliyle gerçekleşebilecek olası hataları ortadan tamamen kaldırmak. 

Park Pilotu’na konsept olarak 90’lı yıllardan aşinayız aslında. Bu dönemde hayatımıza engel ya da park sensörleri olarak adlandırılan sensörler girmişti. Bu sensörlerde arabanın önüne ya da arkasına yerleştirilen vericiler vardı. Bu vericilerin temel işlevi ise araç ile engel arasındaki mesafeyi ölçmek ve var olan uzaklığa göre sürücüleri sesli olarak uyarmaktı. 

Bu sistem, bir süre sonra bir adım öteye geçirildi çünkü bazı durumlarda park sensörleri yetersiz kalmaya başlamıştı. Böylece arabaların arkasına monte edilen bir kamera sistemi ortaya çıktı. Bu kamera sistemi sayesinde sürücüler aynı zamanda görsel olarak da bilgilendirildi. Kamera ile algılanan engeller üç boyutlu olarak multimedya ekranına aktarıldı. 

Peki Park Pilotu ne anlama geliyor? Tüm bu geçmiş sistemlerden farkı nedir? 

Geçmiş teknolojilerde sürücüler, park sensörleri ve kameraları aracılığıyla park eylemini daha kolay ve güvenli bir şekilde gerçekleştiriyordu. İşin içine Park Pilotu girince durum değişti çünkü arabalar otomatik olarak kendi kendini park edebilmeye başladı. Park Pilotu’nun ilk dönemlerini incelediğimizde ihtiyacı olan birkaç aksam daha olduğu gözleniyor. Bunlar; park sensörleri, elektronik direksiyon ve navigasyon sistemi. Fakat son dönem modelleri incelendiğinde navigasyona ihtiyaç duymayan Park Pilotu Sistemleri de göze çarpıyor. 

Görsel: istockphoto.com

Bütün bunlar tamam da… Park Pilotu nasıl çalışıyor? 

Park Pilotu’nu kullanabilmeniz için öncelikle bazı gereklilikleri yerine getirmek durumundasınız. Örneğin aracınızın hızı saatte 20 kilometreyi geçmemeli. Arabanızın sığabileceği, yeterli genişlikte ve uzunlukta bir park alanı bulmak da sizin göreviniz. Direksiyon hakimiyeti Park Pilotu’nda, ancak vites hakimiyeti yine sizde. Arabanızın geriye gitmesi, ileriye gitmesi durumunda vitesi siz değiştiriyorsunuz. Daha sonra aracınız başarılı bir şekilde park edilmiş oluyor. 

Park Pilotu Sistemi, başka isimlerle de karşınıza çıkabilir. Son dönemlerde iyice yaygınlaşan bu sistemin çoğu otomotiv markasında isimlendirilme süreci farklı. Eğer Park Pilotu Sistemi’ne sahip bir araç almayı düşünürseniz de şunu belirtmekte fayda var; aracınıza sonradan ekletmek yerine satın alacağınız arabanın donanım paketinde bulunmasını tercih edin. Zira sonradan satın alıp aracınıza ekletmeye karar verirseniz sizin için çok daha pahalıya mal olma ihtimali yüksek. En popüler Park Pilotu Sistemleri ve markaları ise şöyle sıralanabilir: 

Görsel: istockphoto.com

RPP (Remote Park Pilot) / Audi 
Yukarıda Park Pilotu’nu anlatırken yine üzerinize düşecek vazifelerden bahsetmiştik ancak Audi’nin bu sistemi bu işi bir çıta üste taşıyor. Bu sistemin, bir telefon uygulaması var arabanızdan indikten sonra uygulama aracılığıyla akıllı telefonunuzla arabanızı park edebilme özelliğine sahip. Daha da güzeli, arabanıza yeniden bineceğiniz zaman yine bu uygulama aracılığıyla aracınızı neredeyseniz oraya çağırmanız mümkün. 

Parking Pilot / Mercedes  
Mercedes’in Parking Pilot’u da bir akıllı telefon uygulamasına sahip ve uygulama aracılığıyla arabanızı, arabanın dışındayken park edebilmenizle öne çıkıyor. Fakat park yerinizi diğer sistemlerdeki gibi arabanızın içindeyken siz belirliyorsunuz. 

SPAS (Smart Parking Assisty System / Akıllı Park Sistemi) / Kia 
Kia’nın park pilotu olan SPAS, 10 park sensörü aracılığıyla güvenli park noktasını fark etme özelliğine sahip. Bununla birlikte sıkışık alanlarda güvenli bir çıkış yapmak için kullanabileceğiniz çıkış moduna da sahip.

Parking Assistant / BMW 
BMW Parkin Assistant, ismini E segmenti 5 serisiyle duyurdu. Yine aracınızdan çıkarak kullanabileceğiniz bir sisteme sahip.

IPA (Intelligent Park Assist) / Toyota 
Dikiz aynasından park etmek istediğiniz noktayı belirliyorsunuz ve aracınız park alanına yerleşene kadar IPA size yardım eden bir asistan görevi görüyor. 

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Mazda’dan yeni bir motor ve yeni bir SUV

23.11.2015
otomag

İşte yeni Mercedes AMG GT

12.10.2015
otomag

En güçlülerin hız yarışı

11.02.2015
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır