Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

Trafik Haftası’nı kutladığımız bu günlerde trafiğe dair ilk akla gelen araba kazaları ve yaşanan can kayıpları. Dünyanın hemen her ülkesi, yaşanan trafik kazalarını ve kayıpları önlemek için kanunlarda ve yönetmeliklerde hemen her yıl değişiklikler yapmaya çalışıyor. Ancak Türkiye de dahil bir çok ülkede trafik kazaları ve bunlara bağlı ölümler maalesef artmaya devam ediyor. Peki, sürücü müdahalesi gerektirmeksizin verilen rotayı kendi başına gidebilen, bu sırada yolda bulunan diğer araçları, yayaları ve trafik işaretlerini algılayıp hesaplayarak kaza ya da kural hatası yapmayan bir araba her yıl on binlerce yaşama mal olan trafik kazalarını sıfıra indirebilir mi? Sürücü faktörünü ortadan kaldırmak trafiği daha güvenli bir hale getirebilir mi?

Bu soruların cevabını arayan bilim insanları ve mühendisler uzun yıllardır kendi kendine hareket edebilen bir araba yapmayı deniyorlar. Otonom arabalar olarak da adlandırılan sürücüsüz arabalar radar, lazer ışığı, GPS, odometri ve bilgisayar görüşü gibi çevrelerini tespit etmek için çeşitli teknikler kullanıyor. Gelişmiş kontrol sistemleri, uygun navigasyon yollarının yanı sıra engeller ve ilgili tabelaları tanımlamak için duyusal bilgiyi yorumluyor ve yolda farklı otomobiller arasında ayrım yapmak için bu duyusal verilerden faydalanıyor.

Görsel: newspress.co.uk

Google'ın sürücüsüz araba projesi, ilk zamanlarında Stanford Yapay Zeka Laboratuvarı’nın eski müdürü ve Google Street View'ın mucidi olan Sebastian Thrun tarafından yönetildi. Thrun'un ekibi Stanford, 2005 DARPA Grand Challenge ve ABD Savunma Bakanlığı'ndan aldığı 2 milyon dolarlık ödülü kazanan robotik aracı Stanley'i yarattı. Sistemi geliştiren ekip, DARPA Grand ve Urban Challenges üzerinde çalışan Chris Urmson, Mike Montemerlo ve Anthony Levandowski dahil olmak üzere, Google için çalışan 15 mühendisten oluşuyordu.

Bu sırada Amerika Birleşik Devletleri’nde sürücüsüz arabaların gerekli kılacağı yeni kanuni düzenlemeler hukuk dünyasının gündemine geldi. 2010 yılının Ekim ayında, California Motorlu Taşıtlar Dairesi'nin bir avukatı, “teknolojinin birçok alanda hukukun önünde olduğunu” endişelerini dile getirdi.

New York Times'daki Mayıs 2011 tarihli bir makalede ise politikacıların ve kanun düzenleyicilerin, sürücü olmayan araçların bir gerçeklik haline gelmesi durumunda yeni yasaların gerekeceğini öne sürdüğü belirtildi ve şöyle denildi; “Teknoloji şu anda çok hızlı bir şekilde ilerlemekte ve mevcut yasaları aşma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır ki bu yasaların bazılarının geçmişi at arabalarının çağına kadar uzanır.”

Amerika Birleşik Devletleri, Nevada Eyaleti, Haziran 2011'de Nevada'da otonom araçların işletilmesiyle ilgili bir yasayı geçirdi ve bu yasa 1 Mart 2012'de yürürlüğe girdi. Google'ın deneysel otonom teknolojisiyle değiştirilen Toyota Prius, Mayıs 2012'de Nevada Motorlu Taşıtlar Dairesi tarafından lisanslandı. Bu, ABD'de kendi kendini süren bir araba verilen için ilk lisans. Otonom otomobiller için Nevada'da verilen plakalar kırmızı bir arka plana sahip olacak ve sol tarafta yer alan bir sonsuzluk sembolüne (∞) sahip olacaktı çünkü Nevada Motorlu Taşıtlar Dairesi Direktörüne göre "... sonsuzluk sembolünü kullanmak arabanın bizlere gösterdiği geleceğin temsil edilmesi için en iyi yoldu." Google’ın modifiye ettiği Toyota Prius’un testleri sırasında, yönetmelik gereği direksiyonun arkasında ve yolcu koltuğunda birer kişi kontrolör olarak bulunmak zorundaydı.

Google, Mayıs 2014'ün sonlarında, tamamen özerk olmak üzere direksiyon simidi, gaz pedalı veya fren pedalı olmayan sürücüsüz aracının yeni bir prototipini kamuoyuna duyurdu ve bu yılın Aralık ayında 2015 yılında başlayan San Francisco Körfez Bölgesi yollarında test etmeyi planladıkları tam bir prototipin üretileceğini açıkladı.

Google’ın sürücüsüz araba projesini yürüten şirketi Waymo'nun Baş Mühendisi olan Nathaniel Fairfield, 2015 yılında kör olan eski bir arkadaşına “dünyanın ilk tam sürücüsüz yolculuğunu” sağladı. Santa Clara Vadisi Körler Merkezi'nin eski CEO'su Steve Mahan, Austin Teksas'taki ilk otonom yolculuğun keyfini sürdü ve yolculuğunu halka açık yollarda sorunsuz bir şekilde tamamladı. Bu, halka açık bir yolda gerçekleşen ve bir sürücü ya da polis eskortu olmayan ilk sürücüsüz yolculuk oldu.

2016’dan itibaren Waymo LLC olarak bağımsız faaliyet göstermeye başlayan Google şirketi, 7 Kasım 2017'de otonom araçların şoför pozisyonunda bir güvenlik kontrolörü olmadan test edilmeye başladığını açıkladı. 2018 yılında şirket, "binlerce" hibrit Pacifica minivan ve 20.000 Jaguar I-Pace elektrikli sedan için siparişler aldığını açıkladı. Otonom yani sürücüsüz araçlar ile binlerce şehirde her gün yüz binlerce kişiye hizmet sunmayı amaçlayan Waymo geleceği günümüze taşıyan faaliyetleriyle otomobile değer katıyor.

Görsel: commons.wikipedia.org

Trafik güvenliği açısından umut veren sinyaller gösteren sürücüsüz arabalar, zamanla ABD’nin birçok eyaletinde görülmeye başladı. Hızlı bir şekilde geliştirilen teknolojiler ile çok sayıda aracı otonom olacak şekilde modifiye eden Google'ın sürücüsüz arabaları, gerçekleştirilen sürüşlerde birçok kazaya da karıştı. Ancak yalnızca bir kez, 2015’te Kaliforniya sokaklarında sürüş denemesi yapan otonom aracın karıştığı kazada ufak yaralanmalar gerçekleşti. Bu kaza üzerine açıklama yapan Google, daha önce otonom hale getirilen Lexus markalı araçlar ile 2.9 milyon km yol gidildiğini ve yalnızca 12 kaza gerçekleştiğini açıkladı. Bu istatistik bize otonom araçların trafik güvenliği açısından faydalı bir gelişme olacağını gösteriyor.

Sürüş güvenliği uzmanları, sürücüsüz teknolojinin tam olarak geliştirilmesinden sonra, gecikmiş tepki süresi, dikkat dağıtıcı veya agresif sürüş gibi insan hatalarından kaynaklanan trafik kazaları ve meydana gelen ölüm ve yaralanmalar önemli ölçüde azalacağını savunmaktadır. Danışmanlık şirketi McKinsey & Company, otonom araçların yaygın şekilde kullanılmasının ABD'deki gerçekleşen kazaların %90'ını ortadan kaldırabileceğini, yıllık 190 milyar ABD doları kadar zarar ve sağlık masraflarını önleyebileceğini ve binlerce hayat kurtarabileceğini tahmin ediyor.

Bir zamanların bilim kurgu öğesi sürücüsüz arabalar, çok yakında yollarımızda yer alabilir. Sürücüsüz araba modelleri trafik karmaşası ve kazaları daha aza indirebilir mi, bunu yakın gelecekte hep beraber görecek gibiyiz. O günleri sabırsızlıkla bekleyen gelecekçiler olarak otonom arabaların Türkiye yollarında da gezdiği günleri heyecanla bekleyeceğiz.

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Ford Ranger vs Nissan Navara karşılaştırması

29.03.2016
otomag

Scuderia Toro Rosso’nun 10 yıllık evrimi [VİDEO]

28.12.2015
otomag

KIA, 2016’ya K900 modeliyle iddialı giriyor

27.11.2015
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır