Türkiye’deki genç nüfus her geçen yıl otomobil sahibi olma hayalini erteliyor. 2010 yılında Türkiye’deki gençlerin %64’ü otomobil sahibi olmak istiyordu; bu oran 2015’te %46’ya düştü. Peki bunun sebebi ne? Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar konuyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.
Bireysel satışların toplam otomobil satışları içindeki payının %25’e kadar düştüğünü belirten Aybar, 2011 yılına kadar bireysel kullanım için alınan otomobillerin genel oranda %75’i oluşturduğunu sözlerine ekledi. Peki, insanlar neden otomobil almıyor?
Aybar’ın yorumu şu şekilde:
“Türkiye’deki sürücüler artık otomobilleri bir yatırım aracı olarak görmüyor. İnsanların gelir düzeylerinin artması ve otomobil kullanabilme şanslarının çoğalması ile bu yükseliş sürecek. Bu oranlar, gelişmiş ülkelerin oranlarıyla paralel. Otomobil alanların piyasaya ve pazar temsilcilerine mesajı şu: Ben ihtiyacım varsa otomobil alırım. Aldığım otomobile artık ihtiyacım kalmadıysa satarım. Otoparkta ya da kapının önünde çalışmadan duracak bir otomobile yatırım yapmak istemem. Sigorta, bakım masrafları ve değerinin düşmesi beni endişelendiriyor.”
Araç kiralama firmalarındaki durum
Rakamlar bize ihtiyaç olduğunda otomobil satın alındığını gösteriyor. Peki, araç kiralama şirketlerindeki durum ne? Aybar’ın açıkladığı rakamlar araç ve filo kiralama firmalarının işlerinin gayet iyi olduğunu gösteriyor. Yani talep kısa süreli kullanılan ve iş gören araçlara kaymış durumda. 2010 yılında pazarda 90 bin araçlık filo vardı; bugün bu rakam 400 bine ulaştı.
2010 yılında İngiltere’de London School of Economics’te yapılan bir araştırmaya göre gençlerin %97’si, olmazsa olmazını “akıllı telefon” olarak görüyor. Akıllı telefonu %94 ile hızlı internet izliyor.
KPMG’nin yaptığı bir araştırmaya göreyse ehliyet sahibi olan 18-25 yaş aralığındaki gençlerin sadece % 46’sı otomobil sahibi olmak istiyor.



