Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

Bundan birkaç on yıl önce bir bilim kurgu unsuru olan elektrikli arabalar, günümüzde otomobil teknolojisinde geleceğin habercisi olarak görülüyor. Otomotiv sektörünün çok bilinen markalarının hibrit modeller üretmesiyle başlayan yeni nesil elektrikli otomobil çağı bugün, özellikle ünlü teknoloji yatırımcısı Elon Musk’ın kurucu ortaklarından olduğu Tesla markası ile büyük bir ivmelenme içinde görünüyor. Otomotiv sektörünün geleceğine ışık tutan bu önemli teknolojik atılımın kökleri aslında 19. yüzyılın ortalarına dayanmakta.

Görsel: wikipedia.org

Petrol bazlı yakıtların henüz insan hayatında bu denli yer etmediği yıllarda motor teknolojisi neredeyse tamamen su buharına dayanıyordu. Buhar basıncıyla hareket eden pistonların yarattığı güçle hareket eden ve hem insan hem de yük taşımak için üretilen araçlar, 17. yüzyıl sonlarından, Alman mucit Karl Benz’in 1885’te ürettiği, tarihte ilk sayılan Benz Patent-Motorwagen’a dek dünya yollarında sıklıkla boy gösterdi. İcatlar çağı olarak da adlandırılan bu dönemde bir çok mucit ve bilim insanı ise bir yandan elektriğin üretimi, depolanması ve dağıtılması sorunsalları üzerine çalışıyordu. İlk kurşun pillerin icadıyla birlikte elektriğin taşıma araçlarında kullanılması yönünde deneyler ve buna bağlı üretilen çeşitli icatlar çoğaldı. Bugün, iklim sorunlarıyla yüzleşmeye başladığımız son on yıl içerisinde üzerine daha da çok düşündüğümüz, çevre kirliliğini azaltmanın önemli adımlarından biri sayılan ve yeni teknoloji kabul edilen elektrikli otomobiller de aslında ilk olarak bu dönemde ortaya çıkmaya başladı.

Görsel: wikipedia.org

1800’lerin başlarında Avrupalı birçok mucit ve bilim insanının hemen hemen eş zamanlı olarak elektrikle çalışan, çeşitli biçimlerde araçlar yaptığı bilinmekle birlikte ilk elektrikli arabanın 1837’de Aberdeen’li kimyager Robert Davidson tarafından üretildiği kabul edilmektedir. Davidson aracını kendi ürettiği galvanik piller ile çalıştırmaktaydı ve bu piller kimyasal karışımlarının yenilenmesine ihtiyaç duyuyordu.

Şarj edilebilir piller, Fransız fizikçi Gaston Plante’nin 1859’da bugün akü olarak bildiğimiz kurşun ve asit kullanılan pilleri icadına dek ortalarda yoktu. Bir başka Fransız bilim insanı Camille Alphonse Faure, 1881 yılında yaptığı çalışmalarla bu pillerin kapasitesini arttıran ve onları seri üretilebilir hale getiren ilk kişi oldu. 1884’te ise İngiliz mucit Thomas Parker, özel tasarım, yüksek kapasiteli ve şarj edilebilir piller kullandığı elektrikli otomobilini Londra’da imal etti.

 

Fransa ve İngiltere elektrikli otomobilleri geniş ölçekte destekleyen ilk ülkeler olurken Almanya’nın ilk elektrikli otomobilini Andreas Flocken 1888’de üretti. Avrupa’ya yayılan elektrikli araç furyasıyla birlikte birçok ülkenin yollarında iki ve dört tekerlekli modellerin görülmeye başlandığı bu yıllarda elektrik motorlarıyla çeşitli rekor denemeleri de yapıldı. 29 Nisan 1899’da, “Jamais Contente” ismini verdiği, roket şeklindeki elektrikli aracıyla Camille Jenatzy 105 km/s hıza ulaştı ve 100 km/s hız barajını aşan tarihteki ilk araç oldu.

ABD’de üretilen ilk elektrikli otomobil, 1890-91 yıllarında William Morrison tarafından geliştirildi. Bu 6 kişilik otomobil 23 km/s hıza ulaşabiliyordu. Ancak elektrikli otomobiller, 1895’te A.L. Ryker’ın elektrikli ve üç tekerlekli araçları geliştirmesine dek geniş kitlelerce ilgi görmedi. Ryker’ın tasarımıyla birlikte bir anda oldukça popüler olan bu araçların Avrupa’daki üreticilerin ufkunu açmasıyla elektrikli otomobillerin altın çağı başladı.

1890’ların sonları ve 1900’lerin ilk yıllarında elektrikli otomobil geliştirici ve yatırımcıları yeni modeller üretmeye devam etti. 1897’de Walter C. Bersey’in tasarladığı ve çıkardığı ses nedeniyle “hummingbird” yani sinek kuşu olarak adlandırılan elektrikli taksiler Londra’da kullanılmaya başlanırken New York’ta ise Samuel’s Electric Carriage and Wagoon Company adlı şirket 12 adet elektrikli taksiyle hizmet vermeye başladı.

Bu yıllarda sadece 32 km/s ortalama hıza ulaşabilen elektrikli otomobiller, düşük süratlerine karşın gürültüsüz ve kokusuz olmaları nedeniyle özellikle üst sınıf şehirliler tarafından kısa seyahatlerde sıklıkla tercih edilmekteydi. Ancak kısa sürede biten pilleri elektrikli otomobillere olan ilgiyi sınırlı tutuyordu. Büyük değişim 1912 yılında geldi. ABD’de hemen her eve gelen elektrik hatlarının kurulmasıyla elektrikli otomobil bir anda yeniden popüler oldu ve yüzyılın başında toplam kayıtlı  otomobil sayısının %38’i elektrikliydi. Yine de elektrik olmayan yerlere gidilememesine sebep olan sınırlı mesafe kapasitesi ve değiştirilebilir, şarj edilebilir bataryaların zor bulunması sorunu bakiydi. Bunu fırsata çeviren şirketse General Electric Company’nin alt kuruluşu General Vehicles Company oldu. Dönemin bir diğer büyük şirketi Hatford Electric and Light Company ile iş birliği yapan GVC, ürettiği elektrikli arabaları pilsiz satıyor, kullanıcılar ise araçları için gerekli olan pilleri ilki 1896’da açılan Hatford pil istasyonlarından alıyordu. Elektrikli otomobil kullanıcıları pillerini şarj etmek ya da ömrü biten pilleri değiştirmek için yine bu istasyonlara gitmek durumundaydı. Bu servis istasyonları 1924’e dek hizmet verdi.

Görsel: wikipedia.org

1920’lerde ardı ardına bulunan petrol rezervleri ile ucuzlayan petrol ürünlerinin yakıt olarak kullanıldığı motorlara yönlenen otomobil üreticilerinin, bu motorları kullanan otomobiller için büyük seri üretim tesisleri kurmaya başlamasıyla elektrikli otomobiller giderek gözden düştü. Uzun yılların ardından, 1960’ların yenilikçi tasarım ve teknoloji arayışının kendini otomobil tasarımlarında da göstermesiyle yeniden ilgi görmeye başlayan elektrikli otomobiller bugün otomobil geleceğimizin yegane teknolojisi olarak görülüyor.

Otomobil tarihinin en eski teknolojilerinden olan elektrikli otomobiller, geçtiğimiz aylarda Elon Musk’ın kendisine ait bir Tesla Roadster’ı uzaya göndermesiyle birlikte gündemde üst sıralara yerleşti ve markaların rekabetine bağlı olarak önümüzdeki yıllarda da özellikle otomotiv sektörünün gündeminde sıklıkla yer alacağının sinyallerini veriyor.

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Aston Martin’in yeni motorunun sesi duyuldu [VİDEO]

14.01.2016
otomag

İşte Renault'nun yeni modeli: KADJAR

26.01.2015
otomag

Piaggio’dan yeni motorlar

28.11.2014
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır