Trafikte seyreden bütün araçları elektrikli (Hybrid) yapabilen bir aygıt üretecek olan ‘’Milli Elektrikli Araba’’ adlı proje ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na yapılan başvuru oldukça dikkat çekti. TÜBİTAK tarafından öncülüğü yapılan projenin, geleceğe yönelik atılan ciddi bir adım olduğu konusunda bazı otoriteler görüş birliğine vardı.
Otomobilin ilk örneğinin üretilebilmesi için ön koşulların tamamen sağlandığını belirten projenin lideri Selami Karagöz yaptığı açıklamada, modeli ne olursa olsun bütün araçlar için üretilmesi planlanan cihazın monte edilmesiyle beraber, her birinin elektrikli arabaya dönüştürülebilecek olduğunu belirtti. Karagöz’e göre bu cihazın öngörülebilir faydaları şunlar;
Kat edilen her kilometrede %35’lik yakıt tasarrufu yapılacak.
Yedek parçaların imalatı yurt içinde yapılabilecek.
Üretilen cihaz her yaşta ve her modelde araca monte edilebilecek.
Araçlar seyir halindeyken de ‘’elektrikli’’ moda geçirilebilecek.
Cihaza dışarıdan harici şarj gerekmeyecek.
Proje lideri Selami Karagöz, sadece İstanbul’daki trafik yoğunluğunun yıllık maliyetinin 3.120.000.000 doları geçtiğini ve bunun azaltılması gerektiğini düşündüğünü söylerken, MARA adlı projenin hayata geçtiği durumda bu sorunun çözümüne öncülük edebileğini dile getirdi. Emek yoğun sermayeye sahip bir ülke olan Türkiye’nin, bu sürecin tamamlanması durumunda devrim arabalarından sonra yurt dışına ilk teknoloji yoğun bir ürünün ihraç edilmeye başlayabileceğini söyleyen Karagöz, konuşmasını ‘’Trafikte ziyan olan yakıttan tasarruf ederek ülke ekonomisine katkı sağlayabilecek bir proje yarattık’’ diyerek noktaladı.
12 AY İÇİNDE SERİ ÜRETİM
Karagöz, prototip için tüm hazırlıkların tamamlandığını, seri üretime ise 12 ayda geçilebilmesinin mümkün olduğunu belirtti. Bu projenin aslında Çin pazarı için oluşturulduğunu ancak patentinin alınamadığı, bu yüzden bu fikri Türkiye’de hayata geçirmeye karar verdiklerini açıklayan Selami Karagöz, devlet bu projeye destek vermese bile, serbest bir bölge kurduktan sonra parçaların seri üretimine geçmeyi düşündüklerine de değindi.



