Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

2018 yılının ilk yarısında Avrupa sokaklarına 200 bine yakın yeni elektrikli araba eklendi.
Avrupa'da, satışların yılın ilk yarısına oranla %40'tan fazla artmasıyla 1 milyon barajı geçilmiş oldu.
Elektrikli araçlara olan ilgi her yeni çıkan model ve teknolojik dönüşümle dünya genelinde her geçen gün artmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan yeni bir rapora göre Avrupa'daki elektrikli araç satışı toplam 1 milyon adeti geçmiş durumda.
Avrupa elektrikli araç satışında 1 milyon sınırını geçen ikinci bölge oldu. Çok daha büyük bir potansiyele sahip olan Çin, geçtiğimiz yıl 1 milyon satış adedine ulaşmıştı. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise an itibarıyla henüz 900 binlik satış gerçekleşti. Ancak Tesla Model 3'ün artan üretimi ve yine aynı markanın yeni çıkartacağı modelleri duyurması ile beraber ABD'nin de çok kısa bir süre sonra 1 milyon sınırını geride bırakması an meselesi.

Elektrikli araçlar kullanıcılara sunduğu inanılmaz olanaklar ve çevreci yapısı sayesinde, satışlarını dünyanın her tarafında olduğu gibi Avrupa'da da hızla artırmaya devam ediyor. Yılın ilk yarısında %42'lik bir artış gösteren Avrupa pazarında, yılın ikinci yarısında da artışın devam etmesi öngörülüyor. 2018 sonunda ulaşılması beklenen toplam satış ise 1 milyon 350 bin adet.
Norveç toplam 36.500 adet satışla hala Avrupa'da bu alanda lider. Norveç'i takip eden ülkeler ise sırasıyla Almanya, İngiltere ve Fransa. Ancak Almanya'da dizel araçlara uygulanan yaptırımlar ve sıkı çevre politikalarının yanı sıra potansiyel pazarın da diğer Avrupa ülkelerine nazaran daha yüksek olması nedeniyle Almanya'nın kısa bir süre sonra Norveç'i geride bırakacağı düşünülüyor.
Elektrikli araçların bu denli yükselişine rağmen Avrupa'daki genel pazar payı ise hala %2 seviyesinde.  

Görsel: istockphoto.com

Elektrikli arabalar ne kadar çevreci?
Elektrikli araçların insanların bu denli ilgisinin çekmesinin en büyük nedeni karbondioksit salınımı yapmamaları ve çevreci oluşları. Yolculuk sırasında karbon salınımı yapmayan elektrikli otomobiller çevreci yapılarıyla gelecekte var olacak yegane araç olarak görülüyor. Elektrikli otomobiller gelecek nesillere daha sağlıklı ve kaliteli bir çevre sağlama hayalini gerçeğe dönüştürmeyi sağlıyor. Elektrikli araçların en büyük avantajları arasında daha az yakıt tüketimi geliyor. Artan petrol fiyatları elektrikli otomobillerin oldukça cazip bir seçenek olarak dikkat çekmesine neden oluyor. Ulaşım sektöründe en heyecan verici inovasyonlardan biri olarak kabul edilen elektrikli otomobillerin kullanımının halen çok sınırlı olması, insanların kaygılardan ve alışkanlıklarından ileri geliyor. Ancak her gün farklı kaynaklardan elektrikli araçların sanıldığı kadar çevreci olmadığına yönelik araştırmalar öne çıkıyor. Son olarak İsveç kaynaklı bir araştırma şirketinin iddiasına göre elektrikli otomobiller sanıldığı kadar çevre dostu değil. Şirket, elektrikli araç pillerinin üretim aşamasında yüksek emisyon salınımına neden olduğunu söylüyor.

Uzun menzile sahip elektrikli araçlarda, yüksek sürdürülebilirlik sağlanması için çok büyük boylarda bataryalar kullanılıyor. Örneğin bir Tesla’nın araç tabanında, yolla yolcular arasındaki şasi bölgesinde büyük akü panelleri konumlandırılmış durumda ve elektrik bu bölgede depolanıyor. 
Bu bataryaların üretiminde kullanılan aşırı miktarda nikel, kobalt ve lityum madenciliği karbondioksit kadar olmasa da oldukça zararlı bir yöntem. Bazı uzmanlar, benzinli araçlar yerine kobalt kullanımına geçmenin doğaya hiçbir faydasının olmayacağını dile getiriyorlar.

Görsel: istockphoto.com

Dünya çapında bilinirliği ve saygınlığı olan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, sayısı her geçen gün gittikçe artan otomobiller yolculuk sırasında olmasa bile üretim aşamasında çevreye oldukça fazla zarar veriyor.  
Araştırmacılar, kilometrede sadece 192 g karbondioksit salan Mitsubishi Mirage modelini elektrikli Tesla Model S P100D motoru ile kıyasladığında, elektrikli motorun çevreye daha çok zarar verdiğini ortaya koydu. Çünkü Model S, kilometre başına 226 gramlık salınımdan sorumlu.

Model S P100D’nin böylesine yüksek bir salınımdan sorumlu olmasının en büyük nedeni ise elbette spor otomobil kıvamındaki güçlü sistemi. Yani elektrik tüketimi çok yüksek. Modelin bir egzoz borusu yok ancak depoladığı enerjiyi aldığı yer, elektrik üretiminde fosil yakıt kullanan bir santral olursa kartları değişiyoruz.
Ancak bu araştırma benzinli ve dizel araçların elektrikli araçlardan daha çevreci olmadığını göstermiyor. Genel anlamda elektrikli otomobiller, diğer tüm yakıt türlerine oranla daha çevreci.

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Type R yenileniyor mu?

14.12.2015
otomag

ABD’de yaşamak vardı

03.01.2015
otomag

Nissan'dan yeni yatırım geliyor

13.11.2014
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır