Otomotiv tarihi, içerisinde onlarca efsane marka ve araba modeli barındırıyor. Sizin için her yaştan araba tutkunun keyif alabileceği, ziyaretçilerini otomotiv tarihinde birbirinden farklı yolculuklara çıkaran ve 8 lokasyonu derledik.

Görsel: wikimedia.org
Bonneville Tuz Düzlükleri, Utah – ABD
ABD’nin Utah eyaletinde yer alan Bonneville Tuz Düzlükleri aslında kurumuş Bonneville Gölü’nün kalıntılarından oluşuyor. Ancak araba tutkunları için Tuz Düzlükleri hız demek.
Dünya Kara Hız Rekorları yarışlarına ev sahipliği yapan Bonneville Tuz Düzlükleri şimdiye kadar onlarca hız rekorunun kırıldığı bir lokasyon. Dileyen herkesin araçlarını getirebildiği Bonneville Tuz Düzlükleri her yıl binlerce hız tutkununu ağırlıyor.
Hız rekorları için Bonneville Tuz Düzlükleri'nin tercih edilmesinin sebebi ise tuzun asfalta göre araçların hızını daha da artmasını sağlıyor olması. Düzenleme ve girişimler ile rekor denemeleri ve hız yarışlarına uygun hale getirilen bu düzlüklerde araçların hızı 744 km/saat’e kadar çıkabiliyor.

Görsel: istockphoto.com
Mercedes-Benz Müzesi, Stuttgart – Almanya
Hangi araba tutkunu modern arabanın doğuş yerini ziyaret etmek istemez ki? Mercedes-Benz Müzesi, 1886 yılında Carl Benz tarafından icat edilen arabanın her dönem, her özellik ve her çeşit ile anıldığı ve her dönemden izlerin bulunduğu bir müze.
Müzede yer alan her detay bugün Mercedes-Benz’i bir efsane haline getiren hikâyeyi anlatmayı başarıyor. Müzenin içerisinde yer alan her parçanın bir hikayesi var. Müzenin koleksiyonunda bulunan 160 efsane araba modeli arasında üretilen en eski arabalar, efsane yarış arabaları, eskimeyen klasikler ve fütüristik arabalar yer alıyor.

Görsel: istockphoto.com
Havana – Küba
Otomotiv tarihinin geçmişini birebir yaşamak isteyenler için önerimiz Havana!
1955 yılında Kuzey Amerika’da üretimi arabaların en büyük ithalatçısı Küba’ydı. 1950’lerde 125,000 Detroit yapımı otomobil Küba sokaklarına hükmediyordu. Ancak 1958 yılında Fidel Castro yönetimindeki Küba hükümetinin başlattığı ABD ambargosu ticarette büyük kısıtlamalar getirdi, 1959 yılında ise bu kısıtlamalar otomobil ve yedek parça ticaretine de yansıdı.
Kurallar sıkı, cezalar yüksek olunca Küba halkı, ambargodan önce satın aldıkları arabaları yenilemeyecekleri için alternatif yollar aramaya başladılar. Araç bakımı için ihtiyaç duydukları yedek parçaları ithal edemedikleri için araç sahipleri çoğu zaman var olan parçaları modifiye ederek ve ellerindeki malzemeler ile yepyeni parçalar yaratarak arabaların bakımını sağladı. 50 yıl boyunca süren ambargo sona erdiğinde ise geriye Küba sokaklarında dolaşan ve ziyaretçileri baştan çıkartan klasik araba cenneti kaldı.

Görsel: istockphoto.com
Tesla Fabrikası, Kaliforniya – ABD
Geleceği inşa edilirken görmek istemez misiniz? Kaliforniya’da yer alan Tesla Fabrikası misafirlerine tam olarak bu deneyimi sunuyor. Günümüzde otomobil endüstrisinin en prestijli markalarından biri haline gelmiş Tesla Motors ve kurucusu Elon Musk’ın otomotiv sektörü için olan vizyonunu deneyimlemek için daha iyi bir konum yok.
Tesla Fabrikası’nı ziyaret etmek ne yazık ki sanıldığı kadar kolay değil. Yalnızca Tesla model araba sahipleri ve tur başvuruları arasından düzenlenen çekilişte adı çıkan isimler Tesla’nın eşi benzeri olmayan fabrikasını ziyaret etme imkanına sahip oluyor. Ancak umut henüz bitmiş değil, firma yakın gelecekte düzenli tur programlarına başlayacağını açıkladı.

Görsel: istockphoto.com
Henry Ford Müzesi, Michigan – ABD
Dünyanın en büyük sanayi müzesinde bir gün geçirmeye ne dersiniz? Henry Ford’un Amerika’nın tarihini otomobiller ile anlatmayı başardığı bu benzersiz müze bir araba tutkunun arayabileceği her şeye sahip.
Ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkaran müzede temalara ayrılmış bir şekilde 20’den fazla sergi alanı bulunuyor. Geleceğin mucitlerine ilham vermeyi ve 300 yıllık Amerikan tarihini arabalar ile anlatmayı hedefleyen müze her yıl 1,7 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor.

Görsel: istockphoto.com
Monaco Grand Prix, Monte Carlo – Monaco
Özellikle Formula 1 tutkunları için listemizde mutlaka ziyaret edilmesi gereken noktalardan biri ise Monaco Grand Prix. Formula 1 tarihinde bir efsane haline gelen, Formula 1 pistleri arasında en prestijli ve bir o kadar da tehlikeli bir pist kabul edilen Monaco Grand Prix, Formula 1 tarihi boyunca yüzlerce kazaya şahit olmuştur.
Diğer Formula 1 noktalarından farklı olarak yarışın muhteşem bir ambiyansa sahip şehrin içinde düzenlenmesi ve temposunun düşük olmasına rağmen yoğun bir strateji ile ilerlemesi özelliği Monaco Grand Prix, Formula 1 hayranlarının gönlünde taht kurmayı başarmıştır.

Görsel: istockphoto.com
Ferrari Fabrikası ve Müzesi, Modena – İtalya
1940’lardan beri Ferrari arabalarının üretildiği Ferrari Fabrikası ve Müzesi her yaştan araba tutkunun bayılacağı bir durak. İtalya’nın Modena şehrinde yer alan fabrikanın içerisinde efsane araba markasının tüm modellerini bulmak mümkün. Zengin bir koleksiyona sahip müzesine ek olarak Ferrari Fabrikası ziyaretçilerine dünyaca ünlü Ferrari’lerin üretim aşamasına tanık olma fırsatı sunuyor. Her sene 250 bin kişinin ziyaret ettiği Ferrari Fabrikası ve Müzesi’nin yanındaki yerlerde ise uygun fiyata Ferrari kiralayıp bu eşsiz sürüş deneyimini yaşamak mümkün.
Görsel: istockphoto.com
Indianapolis Motor Speedway, Indiana – ABD
Dünyanın yarış merkezi olarak da bilinen Indianapolis Motor Speedway, Amerika’nı en eski yarış pisti. 1909 yılında inşa edilen devasa stadyum 1911 yılında beri dünyanın önde gelen yarışlarına ev sahipliği yapıyor. NASCAR, Formula 1, Moto GP ve daha nice prestijli yarışın düzenlendiği stadyum 250,000 koltuk kapasitesine sahip.
Indianapolis Motor Speedway’in içerisinde aynı zamanda 1911 yılından beri stadyum içerisinde düzenlenen tüm yarışların efsane araba modellerinin yer aldığı dev bir müze yer alıyor.



