Şehir içi trafiği, biz orada kaldığımız sürece yakamızı hiç bırakmadı bırakmayacak da. Günden güne daha kötü bir hal alıyor. Özellikle yoğun bir iş gününden sonra yapmak istediğiniz tek şey eve gidip uyumak iken saatlerinizi kornalar arasında, şeritler içinde tutsak, milim milim ilerleyerek ve üstüne üstlük bir de sinir krizi ile geçiriyorsunuz. Toplu taşımada da durum pek iç açıcı değil. "Hiç değilse metroda trafik olmaz." diyerek kullandığımız yer altı trenlerine binmek için sıra bekliyor, bir kaç metro geçtikten sonra şansınız varsa bir yere sıkışabiliyorsunuz.

Görsel: istockphoto.com
Özellikle her gün işinize özel arabanızla gidip gelen bir çalışansanız trafik sizin için de kaçınılmaz demektir. Bu durumdan kurtulma şansımız yok, orası açık. Ancak en azından araba kullanırken hem diğer sürücüler hem de kendiniz için durumu iyileştirmek mümkün olabilir. En kötü ihtimalle, içinden çıkılmaz bir duruma sürüklenmemiş olursunuz.
Trafikte araç kullanmanın zorlukları aslında ilk araba kullandığımız güne dayanıyor. Ehliyetinizi aldığınız günü düşünün. Gittiğiniz direksiyon derslerini, çözdüğünüz soruları, sınavlarınızı gözünüzün önüne getirin. Bu sürecin tümü, normal bir trafik akışında ve güvenli alanlar içinde gerçekleşti. Doğal olarak, ilk günlerinizde iyi bir sürücü olduğunuzu düşünseniz bile çok yoğun bir trafikte işler tersine dönebilir. Bu nedenle ehliyetinizi almanız, derslere devam etmemeniz anlamına gelmez. İsterseniz 5 yıldır araba kullanıyor olun, yoğun trafikte kendinizi eksik hissettiğiniz noktalar varsa ders almaya devam edebilirsiniz. Şerit değiştirirken panikliyorsanız bile bunu alacağınız özel derslerle iyileştirebilirsiniz. Çünkü yoğun trafikler, stresi ve paniği de beraberinde getirir. Normal bir trafikteki performansınızı burada gösterememeniz olasıdır ve çok normaldir.

Görsel: istockphoto.com
Deneyim kazanmak, iyi bir sürücü olmanın temel kuralı. Ne kadar araba kullanırsanız şoförlüğünüz de o kadar gelişir. Bu da trafikte karşılaştığınız zorlukları daha çevik ve kolay bir şekilde atlatmanızı sağlar.
Çevredeki araçlara dikkat edin. Maalesef ki ister yoğun ister normal trafikte olsun kural ihlali yapan sürücü sayısı oldukça fazla. Buna bir de yoğun trafiğin stresi eklendiği zaman hata yapma olasılığı oldukça yükseliyor. Sağınızda, solunuzda, önünüzde ya da arkanızda bulunan sürücüler tarafından yapılabilecek ani manevralar ya da size tehlikeli bir şekilde yaklaşmaları sürüş güvenliğinizi tehdit edebilir bu yüzden dikkatinizi artırmakta fayda var.
Aynalarınızı aktif bir şekilde kullanın. Şerit değiştirme, viraj dönme ya da yol değiştirme gibi durumlarda aynalarınızı iki kez kontrol etmeniz sürüşünüzü rahatlatacaktır. Yukarıda da söylediğimiz gibi, siz ne kadar doğru araba kullansanız da etrafınızdaki kişiler aynı davranış biçiminde yol almayabilir. Çevredeki araçlara dikkat ederken en büyük yardımcılarınızdan biri de arabanızdaki aynalar olacaktır.

Görsel: istockphoto.com
Trafikte en çok sinir bozan davranışlardan biri de kural dışı gerçekleştirilen ani çıkışlardır. Trafiği yönlendiren kurallara, işaretlere ve tabelalara uymak bu sürüşü daha güvenli ve katlanılır bir hale getirecektir.
Kendinize güvenin ve panik yapmayın. Söylemesi kolay, gerçekleştirmesi zor bir davranış olsa da unutmayın ki panik ve güvensizlik araç kullanırken en büyük düşmanınız olacaktır. Yolda yürüdüğünüzü düşünün. Her an yolda geçen biri istediğini söyleyebilir değil mi? Araba kullanırken de durum böyledir. Selektör yapılabilir, korna çalabilir. Ancak siz kendinize güvenli ve sakin olduğunuz, kurallara uyduğunuz sürece bunlar önemsizdir. Ancak panik, yanlış davranışlar sergilemenize sebep olabilir. Bu da trafikte hem sizin hem de etrafınızdakilerin güvenliğini riske eder.
İşin içine bir de insani ihtiyaçlar girdiği zaman trafik çekilmez bir hale gelebiliyor. Normalde yarım saat süren yolun 1 saat 45 dakika sürdüğünü düşünün. Eve gidip bir an önce yemek yemek istiyorken kendinizi karnınız kazınırken ve oldukça susamış bir şekilde orta şeritte iki kamyonun arasında buluyorsunuz ve neredeyse 5 dakikada bir ilerliyorsunuz. Zaten saatlerinizi burada harcamak zorunda olmanın getirdiği stresle bir de karnınız acıkıyor ve sinir katsayınız böylece artıyor. Üstelik şehir içinde ne zaman trafiğe yakalanacağınızı asla tahmin edemiyorsunuz. Böyle durumlara yakalanma ihtimaline karşılık arabanızda mutlaka yedek su ve bir kaç atıştırmalık bulundurmanız, yararınıza olacaktır.

Görsel: istockphoto.com
Bu işin en iyi çözümü, tabii ki de trafiğe girmemek. Dijital uygulamaların gücünden yararlanın ve yola çıkmadan önce trafiğe bir göz atın. Bu uygulamalar aracılığıyla trafiğe çıkış saatinize daha kolay karar verebileceğiniz gibi kendinize alternatif rotalar da çizebilir ve trafikte kaotik saatler geçirmek durumunda kalmazsınız.



