Ülkemizde trafik kazalarından kaynaklı ölüm sayısı her sene 10.000 barajını geçerken 200.000’den fazla vatandaşımız bu kazalarda yaralanıyor. Kazaların yüzde 90’ından fazlası şoför hatalarından, yüzde 3’ü ise yaya hatalarından kaynaklanıyor. Söz konusu rakamlara bakınca gerçekleşen kazaların çok büyük bir kısmının insana bağlı sebeplerden kaynaklandığını görmek mümkün. Ülkemizde durum böyleyken dünyada da trafik kazalarının ölüm nedenlerinde dokuzuncu sırada olduğunu belirtmek gerekir. Bu nedenlere yüzlerce ölümcül hastalığın da dahil olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, trafik kazalarını önlemede alınabilecek önlemlerin ölüm oranlarını azaltmada büyük önem taşıdığını söyleyebiliriz.
Yaya ve sürücü olarak trafikte sergilenen ve kötü sonuçlar doğurabilecek davranış ve alışkanlıkları gözden geçirerek riskleri minimuma düşürmek ve hayat kaybıyla sonuçlanabilecek hataları mümkün olduğunca azaltmak sürücülerin elinde.
Gelin, birlikte trafik kazalarını önlemek ya da minimumuma düşürmek için yapabileceklerimize bir göz atalım:
Arabanıza yeterince alışkın olmadan uzun yola çıkmayın.
Şehir dışında sürüşün olduğu kadar, alıştığınızın dışında bir araba kullanmanın da bambaşka bir deneyim olduğunu unutmayın. Aracınızı yeni aldıysanız alışıncaya dek uzun yola çıkmamaya özen gösterin. Ayrıca aracınızın yol tutuşuna, fren mesafesine ve özelliklerine şehir içinde hakim olsanız dahi, uzun yolun tamamen alıştığınızın dışında bir deneyim gerektirdiğini aklınızdan çıkarmayın.
Sürat, olası bir kazada yaralanmanızın ciddiyetini arttırır.
Sürat (hız) tutkusunu bir kenara bırakmak en önemli konulardan biri. Olası bir kazada alacağınız sağlık hasarı, yapmış olduğunuz hızla doğru orantılıdır.
Görsel: istockphoto.com
Emniyet kemeri sizi hayata bağlar. Kendinizi ve aracınızın emniyet kemeri uyarı sistemini kandırmayın.
Yapılan araştırmalara göre emniyet kemeri, ciddi kazalarda ölüm riskini yüzde 85’e kadar düşürmektedir. Genel kanının aksine, yapmış olduğunuz kazanın niteliğine göre düşük hızda bile olsanız emniyet kemeri sizi hayata bağlayacaktır. Unutmayın, emniyet kemerinin uyarı sistemini kandırabilirsiniz ama ciddi bir kazada, hayatta kalsanız dahi, yaşadığınız travma ve korkuyu bir ömür boyu unutamazsınız. Emniyet kemerini yalnızca ön koltukta değil, arka koltukta da kullanmayı ihmal etmeyin.
Takip mesafesini koruyun.
Öndeki aracı takip ederken mesafenizi mutlaka koruyun. Aracınızın sistem ve frenleme özelliklerine göre uygun bir alanda hız ve duruş mesafesi testleri yaparak takip mesafenizi optimal düzeyde tutabilirsiniz. Bu sayede aniden duran araçlara çarpma ihtimaliniz oldukça düşecektir.

Görsel: istockphoto.com
Dinlenmeden yola çıkmayın.
Saatler boyu süren uykusuzluk, kazaya yol açan en önemli etkenlerden biridir. Kazadan kaçınmak için yeterli bir süre uyuduğunuzdan emin olun. Kendinizi dinç hissetseniz bile aniden gelen uykuyla bilincinizin kapanabileceğini ve kazaya yol açabileceğinizi unutmayın. Uzun yola çıkarken yanınızda yedek bir şoförün olmasına özen gösterin. Yedek şoför bulunmuyorsa arabanızı uygun bir yere çekerek bir süre uyuyabilirsiniz.
Hatalı sollama yapmanın hayatınıza mal olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
Deneyimli bir şoför olduğunuza inansanız bile riskli olduğunu düşündüğünüz hiçbir sollama girişiminde bulunmayın. Garantici olmak işin sırrı, sollama yapabileceğinizden emin olmadığınız hiçbir anda risk almayın.

Görsel: istockphoto.com
Alkol ve madde tesiri altında direksiyon başına geçmeyin.
Alacağınız alkol ve bağımlılık yapıcı herhangi bir madde yalnızca sizin değil, trafikteki birçok masum insanın hayatına mal olabilir. Bu sebeple bu durumlarda kesinlikle direksiyona geçmeyin. Alkol ve madde tesiri altındayken cesaret duygusunu hissetmeniz gayet normal, bu noktada hem kendi telkinlerinize hem de yakınlarınızın uyarılarına ihtiyacınız olabilir.

Görsel: istockphoto.com
Küçük çocuklar çocuk koltuğuna!
Olası kazalarda en ciddi yaralanmaları küçük çocukların aldığını biliyor musunuz? Boyutları sebebiyle araçta geniş hareket alanına sahip olmaları sebebiyle ani çarpmalarda en ciddi yaralanmaları yaşayabilecek minikleri çocuk koltuğuna oturtmadan ne kısa yolculuklara ne de uzun mesafe yolculuklarına çıkmalısınız.
Direksiyon başındayken cep telefonunuzla konuşmayın.
Dikkat dağınıklığına sebep olabilecek konuşmalarla hem zihinsel hem de fiziksel dikkatinizi başka noktalara aktarmaktan kaçının. Konuşmanız gerektiğindeyse aracınızı kenara çekmeyi ya da bluetooth sistemiyle araç hoparlöründen iletişim kurmayı deneyebilirsiniz.
Trafik işaretlerini ve trafik ışıklarını ciddiye alın.
Trafik işaretlerinin bulunduğu noktalar ve sinyalizasyon sistemleri, profesyonel insanlar tarafından idare edilmekte ve sıklıkla test edilmektedir. Dolayısıyla bu işaretlere ve sinyalizasyon sistemlerine uymaya, onlara güvenmeye dikkat edin.
Kara yollarını temiz tutun.
Kara yollarına atılabilecek atıkların çevreye zarar verebileceği gibi diğer sürücülerin ani hareketlerle yolun dışına çıkarak kaza yapmalarına sebep olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
Yayalar sorumluluklarını bilmeli.
Araba sürücüleri kadar yayalar da sorumluluklarını bilmeli, trafik işaretlerine ve lambalarına dikkat etmelidir ve yapacakları hataların hem kendi hayatlarına hem de başkalarının hayatlarına mal olabileceğini unutmamalıdır.
Herkese şimdiden güvenli ve mutlu yolculuklar dileriz.



