Konumuz arabaların tarihi iken sektörün bugünkü modern halini nasıl aldığından bahsetmemek olmaz? 1980’lerde Japon otomobil üreticilerinin küresel çapta araba üretiminde yaptığı atakla sonuçlanan dönemin, aslında bir anlamda da otomotiv endüstrisinin daha modern bir çağa girişine vesile olduğunu söyleyebiliriz. Bu dönemde arabaların ekonomik önemi daha önce hiç olmadığı kadar artmış ve bu sebeple otomobil üreticileri de otomobil dışı üretimlerini kısıtlamak veya son vermek zorunda kalmıştır. Günümüzde her yıl yenisi çıkan modellerin, modern üretim tesislerinde kullanılan süreçlerin ve hatta dünyadaki yolların gelişimi de bu dönemde başlamıştır. Tüm bu anlattıklarımız, “Tarihten Bir Hikaye: Otomobil” yazı dizimizin 3. ve son bölümünde şimdi sizlerle.

Görsel: istockphoto.com
Otomotivin Modernleşmesi ve Ürün Çeşitliliğinin Yok Olması
Tüm dünyada artan otomobil kullanma ihtiyacı ve otomobile olan talep sebebiyle otomobil üreticileri de yeni bir çağa girdi ve bir anlamda modern otomotiv endüstrisi tüm dünyada seviye atladı. Bu hususta, o dönemde ABD başı çekerken Japon ve Batı Avrupalı otomobil üreticileri de zamanla arayı kapattı. Otomotiv endüstrisinin sahip olduğu geniş çaplı üretim tesisleri ve fabrikalar her zaman için öncelikle otomobil üretimine ayrıldıysa da 1920’lerden itibaren otomobil harici ürünlerin üretiminde de kullanılmaktaydı. Ne var ki bu durum, 20. yüzyılın bitişiyle beraber değişmeye başladı. Başta Ford ve General Motors gibi ABD’li büyük otomobil üreticileri olmak üzere tüm otomobil dışı üretimlerini durdurma kararı aldı. Avrupalı üreticiler de bu yolda ilerlerken, bir ekonomik bunalımdan geçen Japonya’da bile otomobil üreticileri her ne kadar otomobil dışı ürünlerin üretimine devam etmek istese de ana kaynaklarının çoğunu otomobil üretimine ayırmaya zorlandılar.

Görsel: istockphoto.com
Yeni Modellerin Geliştirilmesi
Günümüzde tüm otomobil üreticilerinin, hatta hemen hemen dünyadaki tüm büyük iş modellerinin kullandığı “takım” konsepti de bu dönemde yükselmeye başladı. Otomotiv endüstrisinin gitgide daha rekabetçi ve uluslararası bir hal almaya başlaması nedeniyle otomobil üreticileri, yeni bir modeli piyasaya çıkarmak için gerekli olan süreyi kısaltma yolları aradı. General Motors’un başlattığı yeni sistem, mühendisler, tasarımcılar ve pazarlama müdürlerini birer takımda toplayarak bu takımı yeni oluşturulacak bir modelin tasarımından üretimine ve pazarlamasına kadar her aşamasından sorumlu tuttu. Bu sürece parça üreticilerini de dahil eden araba firmaları, bu sayede üretimde ortaya çıkabilecek hatalardan doğabilecek süre kayıplarını da minimuma indirdi. Günümüzde otomotiv endüstrisinde kullanılan modern üretim konsepti de böylece dünyaya gelmiş oldu.

Görsel: istockphoto.com
Modern Üretim Süreci
II. Dünya Savaşını takip eden 35 yıllık süreçte otomobil üretimi tüm dünyada artarken, oluşan otomobil talebini karşılayabilmek için üretim bandının da modernleştirilmesi gerekiyordu. Yıllar içinde sürekli gelişen üretim bantları otonom birer hale gelmeye başladı. Otomatik kontroller sistemleri, transfer makineleri, bilgisayarlı robotlar ve diğer otonom ekipmanlar ile sürekli daha da otomatikleşen üretim süreci, manuel operasyonları hiçbir zaman yetişemeyeceği sayıda üretime imkan vermeye başladı. Birleşik Krallık’tan Austin Motors firması 1950’de bu sürecin ilk öncüsü olurken, Ford’un 1951’de açılan yeni tesisi bu gelişimi daha da ileri taşıdı.

Görsel: istockphoto.com
Ekonomik Önem
Günümüzde artık otomotiv endüstrisi, sanayileşmiş ülkelerde ekonominin en önemli unsuru haline geldi. Bugün, araba üretimi ve araba satışı, bir ülkenin gelişmişlik seviyesinin en belirgin işareti sayılmakta.
Otomobil üretiminin artışı ve otomotiv endüstrisinin gelişimi, başka pek çok endüstri dalını da hareketlendiriyor. Yüksek miktarda ve toplu otomobil üretiminde kullanılması gereken ham maddelerin de otomotiv endüstrisinin hızına yetişebilmesi adına kendi üretim süreçlerini geliştirmesi gerekmiştir. Bu gelişimden doğrudan etkilenen endüstrilerin başında ise petrol, çelik, boya, karbon-fiber vb. dallar gelmektedir. Otomotiv endüstrisinin gelişimi ve üretilen otomobil sayılarının gitgide artmasından dolaylı yoldan etkilenen başka iş alanları da doğal olarak ortaya çıkmıştır. Bunların arasında gümrük ve taşımacılık, otoyol inşaası vb. gibi sektörler yer almaktadır.

Görsel: istockphoto.com
Yolların Gelişimi
Otomobillerin, hatta genel olarak motorlu taşıtların gelişiminden önce tüm dünyada genelde kötü durumda olan yollar, otomobil üretiminin artışı ve otomotiv sektörünün de gelişimiyle beraber iyileşmek zorunda kaldı. Otomobil üretiminin artması ve ortaya çıkan otomobillerin günden güne daha kaliteli hale gelmesi daha iyi yollara olan talebi artırdı ve otoyollara olan gereksinimi doğurdu. Bugün ülkemizde de dahil olmak üzere tüm dünyada hemen hemen her yerde rastlayabileceğimiz 5-6 şeritli geniş otobanların ortaya çıkışı da bu süreçte gerçekleşti.
Görsel: istockphoto.com
Otomobilin Sosyal Etkileri
Araba üretiminin gelişimi ve tüm dünyada kullanılan araba sayısının sürekli artmasıyla, insanoğlu daha önce hiç tecrübe etmediği kadar mobil bir hale geldi. Bu da doğrudan doğruya yaşama şekillerimize ve yaşam alanlarımıza yansıdı. Araba sayesinde kent hayatı ve yapısı da büyük değişimlere uğradı. Şehirler genişlemeye ve kırsal alanları da içine katmaya başladı. Bunun yanı sıra otoyolların ortaya çıkması ve genel anlamda yolların gelişmesiyle endüstriyel bölgeler de şehrin yoğunluğunun dışındaki daha kırsal ve boş bölgelere kurulmaya başlandı. Dolayısıyla, bir anlamda araba, kentsel ve kırsal yaşamı birbirine bağlayan unsur oldu.
Arabaların 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında başlayan macerası günümüze kadar bu şekilde gelmektedir. Otomobil ve otomotiv sektörünün , sanayileşmenin ardından başlayan gelişimi hala devam etmekte ve hemen her yıl, hatta her ay, otomobil sektöründe başka bir yenilik ortaya çıkmaktadır. Otomobilin gelişmesi dünyayı değiştirirken, dünyanın gelişmeye devam etmesi de otomobil üreticilerini ve yaptıklarını sürekli değiştirmektedir. Otomobilin tarihte buharla başlayan ve benzinle devam eden yolculuğunun, günümüzde artık tamamen elektrik motorlarına geçişi konuşulmaktadır. Bir on sene sonra kim bilir otomobil sektörü şimdi göründüğünden ne kadar daha farklı olacaktır.



