Herhangi bir şeyin en iyisini, en mükemmelini, en üst seviyesini ifade ederken bile aslında bu efsaneyi kullanıyoruz. Nasıl diye merak ediyorsanız hemen anlatalım. Özellikle halk arasında bir markanın, bir ürünün ya da herhangi bir şeyin en iyisini tabir ederken “O bu işin Rolls Royce’u” denir. Halk dilinde kalıplaşan bu 100 yılı aşmış efsaneyi biraz daha yakından tanımak ister misiniz? Cevabınız evet ise bir efsanenin nasıl doğduğunu anlatmaya başlayalım. Tabii, dilimizin döndüğü, kalemimizin yazdığı ve klavyemizin izin verdiği kadar.

Görsel: newspress.co.uk
Bir Efsane Nasıl Doğar?
1900’lerin başında elektrik mühendisi olan Henry Royce’un sahip olduğu Fransız ‘Decauville’ marka arabasının sürekli arızalanması ve yolda kalması, onu mükemmel arabayı üretmeye teşvik etmiş. İngiliz mühendis İngiliz mükemmelliyetçiliği ile kusursuz bir araba üretmek için kolları sıvıyor. Otomobilleri ve arızalarını iyice analiz ettikten sonra 1 yıl içerisinde 10 Beygir gücünde 2 silindir Royce motorunu üretiyor. Bu faaliyetleri otomobil ve motorla ilgilenen basının ilgisini kısa sürede çekiyor. Otomobil meraklılarından oluşan küçük ama etkili cemiyette Royce’un adı hızla duyuluyor. Arabalara ve motorlara meraklı ve otomobil ticaretine adım atmak isteyen pazarlamacı Charles Stewart, Rolls Royce’un çalışmalarını duyuyor ve Royce’a bir teklif ile tanışmaya gidiyor. İlk Rolls Royce araba modelinin üretiminden tam 2 yıl önce bu efsane ve başarılı ikili soyadlarından oluşan yeni otomobil markası Rolls Royce’un kontratını imzalayarak efsane otomobil şirketini kuruyorlar.
İlk Rolls Royce Hala Çalışıyor!
1906 yılında üretilen ilk Rolls Royce araba modeli olan Silver Ghost – Gümüş Hayalet sahnedeki yerini alıyor. 53 Beygir gücündeki 6 silindirli motoru olan Silver Ghost’un işçilik kalitesi, motor aksamı, ve güvenilirliği ile kısa süre içinde çok büyük beğeni ve takdir topluyor. 800.000 KM’den fazlasını yapan Silver Ghost bunca yıl bir kez bile yolda kalmadan ve motoru her daim ilk ateşlemede çalışarak kullanılmaya devam etmiştir.
Silver Ghost’un muhteşem tasarımının yanında motorunun inanılmaz sessiz olması ve sağlamlığı ile büyük sükse yaratmıştır.
Rolls Royce’un bugüne kadar ürettiği araçların %65’i hala yollarda. Biri kalite mi dedi? Otomobilde kalite çıtasını çok yükseklere çıkaran marka, kurulduğu ilk yıllarda kalite konusundaki misyonunu bayraklarında yazan “Kalite bir ömür değil ondan sonra bile devam eden bir şeydir.” sloganı ile kanıtlıyor.

Görsel: newspress.co.uk
The Spirit Of Extacy
Her detayı ile efsane olan Rolls Royce’un bir diğer efsanesi ise ikonikleşen amblemi. Bu amblemin arkasında yatan hikaye ise adeta birkaç sezonluk bir dizi senaryosu çıkartır.
Üretilen ilk otomobillerdeki ikonik ızgara, araçların ilk yıllarda sadece işlevsellik üzerine oturtulan pazarlama stratejisi sebebiyle sadece ızgaradan oluşmaktaydı. 1910 yılında ise Rolls Royce’un CEO’su tarafından işlevselliğin yanında prestij de satmaya karar vererek ön kaputa bir logo ve amblem yerleştirmeye karar verildi. Genel Müdür Claude Johnson; şık, lüks, onurlu ve zarif bir tasarım için zamanının ünlü heykeltıraşı Charles Sykes'e başvurdu. Charles Sykes ise günümüzde hala kullanılan, Rolls Royce'un ruhunu, adını, sessiz performansını, titreşimden muaflığını ve gizemini yansıtan ‘Uçan Kadın’ yani Spirit Of Extacy’i yarattı. Başta opsiyonel olarak sunulan bu sembol 1920’li yıllardan sonra standart olarak Rolls Royce’ları süslemeye başladı.
Bu sembol aslında Rolls Royce’un genel müdürüne sunulmadan önce, hatta Rolls Royce’un böyle bir talebi bile yokken, bir yıl önce Lord John Walter Edward Douglas Scott Montagu’nun Rolls Royce’a Silver Ghost için özel olarak yaptırdığı bir tasarım idi. Bu tasarımın amacı Rolls Royce’un ihtişamını katlamak ve bir zenginlik göstergesi değildi. Amacı Lord’un sekreterine duyduğu aşktı. Bu aşk Lord evli olduğu için yasak bir aşk olarak devam etti. Lord Montagu ile sekreteri Eleanor Velasco Thornton arasındaki tutkulu aşk yıllarca devam etti ve ikilinin bir çocukları da oldu. Yıllar sonra 1915 yılında ikili çıktıkları iş seyahatinde geminin alabora oldu ve Lord büyük aşkı Eleanor’u denizde kaybetti.
Bu yasak aşkı simgeleyen Rolls Royce’un amblemi Th Spirit of Extacy’nin bugünkü değeri tam 40 Milyon Dolar. 2002 Yılında BMW Rolls Royce’u satın alırken The Spirit of Extacy için tam 40 Milyon Dolar ödeyerek üretecekleri Rolls Royce’ların kaputunda kullanma hakkını satın aldı.
Bir Rolls Royce’u Rolls Royce Yapan Özellikler Nelerdir?
Prestij, sağlamlık, dayanıklılık ve lüks odaklı bir misyona sahip olan Rolls Royce arabalarının en önemli özelliği aracın tamamen el yapımı üretiliyor oluşu. Rolls Royce’ları bu kadar pahalı yapan özellik de buradan geliyor. Her bir araba en ince ayrıntısına kadar özenle el yapımı hazırlanıyor. Bir arabanın üretim süresi yaklaşık 420 saat sürüyor. Arabanın yanındaki çizgileri çizen kişi, dünyanın en az titreyen eline sahip. Lüks ve ihtişam için üretilen arabanın iç döşemeleri özel bir boğa derisinden yapılmakta. Döşemelere uygun olması için en iyi ahşap ustaları tarafından ahşap detaylarla donatılıyor. Kullanıcılarının konforunu her detayıyla düşünen üreticiler arka kapıda bulunan özel bir Rolls Royce şemsiye bile yerleştiriyor. Böyle bir konforu başka hangi marka size sağlayabilir ki?

Görsel: newspress.co.uk
Rolls Royce Sadece Bir Araba Değil, Aynı Zamanda Bir Prestij
Rolls Royce’un sadece bir araba markası olduğunu düşünüyorsanız büyük bir yanılgı içindesiniz. Çünkü çok prestijli kişilerin sahip olabildiği bu arabaları, kullanıcılarının hak ettiği prestij ve ihtimamı görmeleri için özel şoför yetiştirdikleri bir okulu bulunuyor.
Genellikle makam aracı olarak kullanılan Rolls Royce’ların sürücüleri için Rolls Royce tarafından “Rolls Royce Beyaz Eldiven Deneyimi” adı verdikleri bir hizmet / sürücü kursu var. Bu kursta Rolls Royce nasıl kullanılırdan ziyade, misafirlerine yani arabanın sahipleri veya tahsis edilen kişilere nasıl davranmaları gerektiği gibi bilgiler veriliyor. Bu bilgilerden biri, şoförün makam sahibinin yanında asla güneş gözlüğünü çıkartmaması mesela. Peki bu kursta sadece adab-ı muaşeret dersleri mi veriliyor? Tabii ki hayır. Yine misafirlerin konforu düşünülerek arabayı nasıl doğru kullanmaları öğretiliyor. Örneğin frene önce yavaşça basarak arabanın duracağını yolculara hissettirmek ve ani fren yapmadan önce panik olmamaları için uyarmak gibi, daha sonra hızlı bir fren ve en son yine yumuşak ve yavaş bir frenle yolcuların konforunu artıran bir program veriliyor.
Prestijin İmajını Düşüren Hintli Kral
Bu kadar görkemli, prestijli ve lüks bir otomobilin imajını nasıl zedelersiniz? Çılgın bir Hintli Kral, kendi imajını ve gururunu korumak adına satın aldığı Rolls Royce’ları Hindistan’da çöp toplamak için kullandı. Söylenenlere göre Hintli Kral İngiltere ziyaretlerinden birinde sivil kıyafetlerle İngiltere sokaklarını gezmeye çıkar ve bir Rolls Royce mağazasına girer. Burada kendisini fakir bir Hintli olarak gören satıcılar tarafından aşağılanır ve oteline geri döner. Ertesi gün Kraliyete özel elbisesi ile mağazaya geri döner ve 6 tane Rolls Royce satın alarak ülkesine gönderilmesini emreder ve Hindistan’da Rolls Royce’ları çöp arabası olarak kullanır. Bu durum Rolls Royce’un prestijine ve satışlarına ciddi ölçüde zarar verir. Bunun üzerine Rolls Royce’un yetkilileri Kral’dan özür diler ve 6 tane ücretsiz Rolls Royce göndermeyi teklif ederler fakat Kral bu özrü kabul etmez.



