Küçük arabalar dendiğinde aklınıza oyuncaklar geliyorsa biraz bilgilenmenin tam zamanı. Araba tarihine bakıldığında, insanların ve şehirlerin değişimi araba üreticilerinin de gözünden kaçmamış olacak ki zaman içerisinde küçük araba üretimi, yerini büyük arabaların üretimine bırakmış. Dünya tarihinde yaşanan olayların üreticilere yansıması ve oluşan kritik durumlarda küçük arabaların adeta birer kurtarıcı rolü üstlenmesine karşın zaman içerisinde haliyle bir takım değişiklikler gerçekleşmiş. İşte tek kişinin sığabileceği boyuttaki küçük arabalardan koca bir ailenin rahatlıkla seyahate çıkabildiği büyük arabalara, tarihte arabanın değişimi.

Görsel: newspress.co.uk
Küçük Arabaların Dönemi
Genellikle kafa karışıklığına yol açan küçük arabalar, zamanın en popüler araba modelleri arasında yer almalarıyla birlikte büyüleyici de bir tarihe sahiptirler. 100 cc’nin altındaki motorları ve en fazla iki kişinin sığabileceği büyüklükleriyle bizlerde ne kadar satabileceklerine dair biraz kuşku uyandırsa da kendi dönemlerinde elde ettikleri satış rakamlarıyla o zamanki dünyada arabaların boyutlarına dair kuşkuların yer almadığını söylememiz mümkün. Küçük araba döneminin en önemli isimleri arasında yer alan ve bugün bile arabaseverler tarafından tebessümle yad edilen Peel P50’den bahsetmemek mümkün değil. Sadece 50 tane üretilmiş olan Peel P50, 1965’de üretimi durmuş olmasına rağmen dünyanın en küçük arabası olması ile de tarihsel bir öneme sahip ve boyutu ve görünümüyle aslında bugün sokaklarda gördüğümüz tüm araçlara karşı bir tezat niteliğinde. Aslında konuyu daha fazla detaylandırmadan, bir adım geri gidip küçük arabalardan büyük arabalara, tarihte arabaların üretim ve satışlarında gelişen evrimi karşılaştırmakta fayda var.
Geniş, Açık Yollar
Tarihte arabanın değişiminin hangi koşullarda ve ne sebeplerle olduğunu doğrudan anlamak için bakacağımız yer öncelikli olarak Avrupa. Birbirinden uzağa yayılmış şehirler ve kasabalar ile Avrupa, bu mesafeler için uygun karayollarına sahip olmadığı uzun dönemler geçirdikten sonra, yapılan yeni ve geniş yollara sahip oldu. Benzinin bol ve daha ucuz olduğunu da düşündüğümüzde, bu dönemlerde insanlar arabalarıyla daha fazla zaman geçirmeye başladı ve geniş yollar tam anlamıyla kullanılmaya başlandı. Yakıtın yetersiz, yolların tehlikeli olduğu diğer ülkelerin aksine, Avrupalılar uzun yıllar boyu küçük araba sevgilerinden vazgeçmedi ve bu neredeyse bir dönem üretimi bile etkiledi.

Görsel: newspress.co.uk
Mikro Arabaların Tarihi
İkinci Dünya Savaşı’nın sonlanmasıyla savaşta zarar gören araba fabrikaları yeniden faaliyete geçmek için büyük çabalar harcadı. Bu dönemde üretilen mikro arabalar, motosikletlere karşı uygun fiyatlı ve güvenli alternatifler olarak tüketiciye sunuldu. Savaş sonucunda çelik ve akaryakıtın sınırlı olduğu dönemde üretilen bu arabalar, küçük araba sevdasından vazgeçemeyenler için de yeni bir heyecan, yeni bir merak konusu oldu.
Devam eden dönemlerde BMW, 300cc motorlu ve 13 beygir gücüne sahip BMW Isetta’yı üretip dünya çapında 161 bin adet satarak iyice ün kazandı. Devam eden küçük araba üretiminde belki de en çok dikkat çeken model ise İkinci Dünya Savaşı döneminde askeri uçak üreticisi olarak bilinen Messerschmitt’in ürettiği KR175 diyebiliriz. Tek kişinin sığabileceği kadar ufak olan bu küçük araba, sert plastik tavanı ve 8 inçlik jantlara sahip 3 küçük tekerleği ile tarihinin tüm ilgisini üzerine toplamayı da başardı.

Görsel: newspress.co.uk
Savaş Sonrası Lezzetler
Messerschmitt’in “Kabinli Scooter” tanımlı KR175’in üretiminin ardından, bu modelin daha düzenli ve seyahat için güvenlisini piyasaya sokmak adına ürettiği KR200 küçük arabalarının satışının bir süre daha devam edeceğini gösterir nitelikteydi ve bu üç tekerlekli harika küçük arabadan tam 45 bin adet üretildi. Savaş sonrası dünya genelinde büyük markalar olmasa da araba üreticilerinin çoğu küçük arabalar üretmeye devam etti. Citroen bile o dönemde bu akıma kapılarak ürettiği 2CV adlı modelle piyasada yer almaya çalışırken Amerikalılar küçük araba üretimi ve satışına sıcak bakmamış hatta bu durumu şaka konusu haline bile getirmişler. Buna rağmen, Volkswagen o dönemde ürettiği küçük arabaları Amerika pazarında satabilen nadir üreticilerden biri olmayı başararak savaş sonrası büyük avantaj elde etti.

Görsel: newspress.co.uk
Büyük Arabalar Daha mı iyi?
Geleneksel sedan modellerin bile daha geniş olduğu günümüzde, sokaklarda gördüğümüz arabalar her zaman olduğundan daha büyük boyutlardalar. Geçtiğimiz yıllarda piyasalara bakıldığında da büyük arabaların küçük arabalardan daha fazla satıldığı göze çarpmakta. Özellikle ailelerin tercih ettiği düşünülen büyük arabalar, rahatlık ve konfor sunma avantajlarıyla da çoğu zaman ailelerin ilk tercihi olabiliyor. Büyük arabalar daha iyi mi tartışılır ama sürücülerin ilk taleplerinin konfor olduğu da çok açık ve araba satışları normal seyrinde devam ettiği sürece, üreticiler de büyük veya küçük arabalardan hangilerinin daha çok satıldığı konusunda pek şikayet edecek gibi görünmüyorlar.
Görüldüğü üzere, zamanın ilerlemesiyle birlikte insanların yaşam şartlarına, davranışlarına ve ihtiyaçlarına paralel olarak araba üretimi ve satışları da değişim göstermiş durumda. Küçük arabalar sokaklara geri döner mi bilinmez ama tarihi değerleri yadsınacak gibi değil.



