18 Şubat 1898 tarihinde İtalya’nın Modena kasabasında dünyaya gelen Enzo Ferrari, orta halli bir ailenin oğluydu. Henüz 10 yaşındayken Bologna kentindeki araba yarışlarını izlemeye götürüldüğünde yarışlardan çok etkilendi ve içindeki araba ve araba yarışı aşkının tohumları o gün atılmış oldu.
Enzo Ferrari’nin; annesi, babası, abisi ve kardeşleriyle sıradan bir çocukluk hayatı sürdüğü sırada, abisi ve babası 1.Dünya Savaşı’na katılmak üzere askere çağırıldı. Öğrenimine devam eden Enzo’nun hayatı, abisi ve babasının aynı zamanda grip salgını yüzünden hayatlarını kaybetmesi üzerine kökten bir değişime uğradı. Tüm yük ailenin tek erkek çocuğu olan Enzo’nun omuzlarına yıkıldı. Artık annesi ve kardeşlerine bakabilmek için çalışması ve para kazanması gerekiyordu. Arka arkaya gelen ölümler ile alt üst olmuş bir hayatla yüz yüze kaldı. Kendisine askerlik sırası geldiğinde ise bedensel bir özrü olduğundan çürük raporu aldı. Askerden çürük raporu alması hayatın her alanında karşısına çıktı. Çürük raporu sebebiyle başvurduğu hiçbir işe kabul edilmiyordu. Annesine ve kardeşlerine bakmak zorundaydı. Bu yüzden tekrar askerlik başvurusu yaptı. İkinci başvurusunda askere kabul edilen Enzo, hemen cepheye katıldı. Cephede bir süre sonra tehlikeli bir hastalığa yakalanan Enzo Ferrari, iki yıl boyunca bu hastalıkla mücadele etti. Savaştan daha çok ölüme sebep veren bu salgın hastalığı yendi ve mecburi olarak ordudan ayrıldı.
Evine bitik bir halde dönen Enzo, annesine ve kardeşlerine bakabilmek için Fiat’a başvurdu. Bu dönemde savaşın yeni bitmesi sebebiyle İtalya ekonomisi en kötü günlerini yaşıyordu. Enzo bu sefer gülen şansı sayesinde işe kabul edildi ve fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı. Onun en büyük hayali yarış pilotu olmak ve gelişmiş hızlı arabalar üretmekti. Sadece otomotiv sektöründeki işlere başvurmasının ve Fiat’a girmesinin sebebi de bu tutkusu ve hayaliydi.
1919 yılında Milan’a taşınan Enzo, Vespa’da test sürücüsü olma şansı yakaladı. Bir süre sonra yarış takımında da sürücü olmasına izin verildi ve ilk yarışında 4. oldu. Kısa zamanda yeteneğini gösteren ve dikkat çeken Enzo Ferrari, 1920 yılında Alfa Romeo takımına katıldı. En belirgin özelliği hız tutkusu ve akıllıca yaptığı keskin manevraları olan Enzo Ferrari sayesinde Alfa Romeo araba yarışlarında en popüler firmalar arasına girdi. 1920-1932 seneleri arasında Alfa Romeo’da yarış pilotu olarak çalıştı. 1923 senesinde önemli bir yarış kazanan Enzo Ferrari, Hava Kuvvetleri’nden Francesso Baracca ile tanıştı. Baracca, Enzo’ya kendi oğlunun uçağında bulunan ‘’Şahlanan at’’ amblemini verdi. Şans getirmesi için bu amblemi araçlarında kullanmasını önerdi. Şahlanan at amblemi, daha sonra Ferrari’nin akıllara kazınan amblemi olacaktı.

Görsel: istockphoto.com
Enzo Ferrari, 1923 yılında Laura Dominica Garello ile evlendi. 1929 yılında Scuderia Ferrari adıyla kendi yarış takımını kurdu. Bu takım kısa süre içinde Alfa Romeo’nun resmi yarış takımı oldu. 1932 yılında oğlu Dino dünyaya gelene kadar Alfa Romeo için yarışmayı sürdürdü. Oğlunun doğumundan sonra yarışmayı bırakan Enzo Ferrari, yıllarca Alfa Romeo’nun idari mevkilerinde çalıştı.
Alfa Romeo, Enzo’nun yarışmayı bırakmasından sonra başarı kazanamayınca ona sportif direktörleri olması konusunda teklif götürdü. Enzo Ferrari bu teklifi kabul etti ve onun kontrolündeki yarış takımı katıldığı tüm yarışları kazandı.
Bu hayatta onu tek mutlu edecek şeyin kendi adını taşıyan arabalar tasarlamak olduğunu bilen Enzo, Alfa Romeo’dan ayrılarak bir modifiye dükkanı açtı ve burada yarış arabaları geliştirmek için çalışmalara başladı. Ancak 2. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ile Enzo atölyesini taşımak zorunda kaldı. Maranello’ya taşınan Enzo, bir süre burada bileme makinaları üretti.
Savaşın ardından yarış arabaları tasarlamaya devam eden Enzo Ferrari, 1946 senesinde kendi adını taşıyan ilk arabayı tasarladı. Böylece dünya otomotiv tarihinin en büyük ve en önemli araba markalarından biri olan ‘’Ferrari’’ resmen kurulmuş oldu.
İlk üretim olan Ferrari 250 ve 250G araba modelleri hemen dikkat çekti ve markanın hızla tanınmasını ve yükselmesini sağladı. 1950’lerde Ferrari, otomobil dünyasının zirvesine oturmuştu. 1951 yılında 14 yarış, 1960-1965 yılları arasında ise üst üste Le Mans zaferi kazanıldı. Ferrari markası bir imparatorluk haline geldiği sıralarda Enzo Ferrari’nin oğlu Dino’nun İtalyan mafyası tarafından vurularak öldürülmesi üzerine şirket gerileme dönemine girdi.
Enzo Ferrari, oğlu Dino’nun adını yaşatmak adına ‘’Ferrari Dino’’ serisini yaratarak tekrar yükselişe geçti. Fakat maddi zorlukları bir türlü tam anlamıyla aşamayan Ferrari, 1969 yılında şirket hisselerinin bir kısmını, 1988 yılında ise %90’ını Fiat’a sattı. Ferrari, Fiat bünyesi dahilinde başarılarını arttırmaya devam etti.
Enzo’nun Dominica Garello ile olan evliliği sırasında, yasak aşk yaşadığı Lina adındaki genç bir kadından evlilik dışı bir oğlu oldu. Piero adındaki oğlu, yıllar sonra Ferrari ailesine dahil edilmiştir.
1998 yılında hayata gözlerini yuman Enzo Ferrari’nin başarıları ve yarattığı marka tarihe geçmiştir. Formula 1’in duayeni kabul edilen Enzo Ferrari sayesinde Formula 1 bugünkü konumuna gelmiştir. Ferrari, marka değeri çok yükseklerde olan, günümüzün en iyi otomobil markalarından birisidir.



