Bu yılın sonlarına doğru İngiliz mühendisler tarafından test edilmeye başlanacak olan proje ile, otomobiller ve enerji kaynakları hakkında bildiğimiz her şey değişebilir.
Üzerinde çalışılan yeni projenin ismi “elektrikli otoyolu”. Kullanılan teknolojiyi ise projenin isminden tahmin etmek mümkün. İngiliz mühendislerin amacı, elektrikli otomobillere seyir halinde iken enerji sağlamak.
Uzmanlar, elektrikli otomobillere olan talebin beklenen seviyelere ulaşmamasını iki temel sebebe bağlıyorlar:
1. Elektrikli otomobillerin sürüş menzilinin geleneksel otomobillerden daha az olması.
2. Elektrikli otomobilleri şarj edecek yeterli sayıda enerji istasyonunun bulunmayışı. Test aşamasında olan teknolojinin teorik olarak her iki soruna da çözüm üretiyor olması, projeyi Birleşik Krallık’ın son zamanlardaki en istekli yatırımlarından biri haline getirdi.
Örnek vermek gerekirse, 2015 model Nissan Leaf tek şarj ile yaklaşık 135 kilometre yol alabilirken, sınıfının en iyileri arasında gösterilen Tesla Model S ise 370 kilometrelik bir menzile sahip. Ne var ki, elektrik istasyonlarının sayısı benzin istasyonlarına oranla yok denecek kadar az olduğundan dolayı, elektrikli otomobiller uzun yolculuklar için tercih edilemiyor.
İngiliz otobanlarında denenen sistem, yol boyunca ilerleyen güç dönüştürücü istasyonlar ve aktarıcılar ile sol şerite enerji aktarılmasını öngörüyor. Proje planlandığı gibi ilerlerse kablosuz şarj etme teknolojisine sahip olan otomobiller, güç aktarımına sahip olan en sol şeritten ilerlediği sürece şarj olmaya devam edecek.
Akıllara gelen ilk soru ise, dünya üzerindeki otomobillerin çok küçük bir kısmına hitap eden bu projeye neden bu kadar fazla para ve zaman harcandığı. İlk aşamada yatırımlar karşılanamayacak gibi gelse de, projenin başarılı olması durumunda otomotiv sektörünün geleceğine yön vereceği söylenebilir. Birçok yeni teknolojide olduğu gibi, gelişmeler küçük adımlar halinde ilerlemekte. Öte yandan, sürücüler açısından kullanım kolaylığı sağlanması durumunda elektrikli otomobil sektöründe bir patlama yaşanması işten bile değil.
İngiliz kurullar tarafından yapılan tahminler, 2050 yılına gelindiğinde satın alınan bütün otomobillerin elektrikli ya da çok düşük emisyonlu otomobiller olacağını gösteriyor.



