Doğan ile Şahin araba modelinin arasındaki önemli farkları, en iyi sevenleri bilir. Murat 124 gibi bir arabanın yerini tutacak başka bir model yoktur; hiçbir araç onun gibi hacı olmamıştır. Modifiyeli Şahin yalnızca bir araba değil aynı zamanda kültür meselesidir. TOFAŞ, sadece Türkiye'yi otomotiv sektöründe çok önemli bir konuma getirmekle kalmadı; Türkiye'de doğup büyüyen herkesin hayatına bir şekilde nüfuz etmiş bu görüşlerin yıldızı olan araba modellerini de üretti.
TOFAŞ'ın (Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.) doğumu, 1968 yılının Temmuz ayına tekabül ediyor. Koç Topluluğu'nun kurucusu olan Vehbi Koç, aynı zamanda TOFAŞ'ı da kuran kişi. 1969 Nisan ayında ise fabrikanın ilk temelleri atılıyor ve fabrika hala Bursa'da hayatını devam ettiriyor.
1971 yılı Şubat ayına geldiğimizde fabrikayı tamamlanmış olarak görüyoruz. Ancak bu fabrikanın manzarası ve kapsamı oldukça geniş. 700'den fazla kişi çalıştırma kapasitesine sahip olan fabrikanın kurulduğu günlerdeki yıllık üretim kapasitesi ise 20 bin. Tabii ki de zamanla yapılan geliştirmeler ve iyileşmeler ile günümüzde karşılaşacağımız rakamlar, bu kapasitenin çok daha üstünde.
Böylece Türk halkının o çok benimsediği araba modeli ilk kez üretiliyor: Murat 124.
Murat 124 araba modeli, Fiat'ın 124 modelinin şasesine oturtularak yabancı lisansla üretilmişti. 4 diskli çift devreli fren sistemi, 65 beygir gücünde motor ve güçlü geri gidiş farına sahipti. Ve zamanla bir de kendine lakap edindi: Hacı Murat.

Görsel: istock.com
Hacı Murat lakabının nereden çıktığı hakkında kesin bir bilgi olmasa da bir kaç söylenti mevcut. Bunlardan biri, Murat 124'ün üretiminden bir kaç yıl sonra -1974 yıllarında- hacca arabayla gitmenin serbest bırakılması. Murat 124'ünü alan ve hac yoluna düşen kişiler sayesinde bu arabayla o dönem sayısız hac yolculuğu yapıldı. Hacca giden Murat 124 ise "Hacı Murat" oldu. Bir diğer söylenti ise bu tabirin 1990 yıllarında ortaya çıktığı yönünde. Ülkemizde yaşını başını almış, görmüş geçirmiş insanlara hacı lakabı verildiğinden, Murat 124'ün de yaşını almasıyla birlikte kendisine hacı denmeye başladığı söyleniyor.
1973'ün Aralık ayına geldiğimizde ise 50 bininci Murat 124'ün üretildiğini görüyoruz.
Murat 131'in piyasaya sürülmesi ise 1977 yılına uzanıyor. Murat 131 de yine bir önceki model gibi, Fiat'ın 131 modeli temel alınarak yabancı lisansla üretiliyor. Ancak arada geçen bu süreç, TOFAŞ için sessiz sedasız geçen günler olarak düşünülemez. Önce 73'te yedek parça üreticisi OPAR kuruluyor, 74'te ise TOFAŞ Spor Kulübü faaliyete geçiyor. Yine bir yıl sonrasında, 1975'te Mısır'a ihracat başlıyor ve böylece sorumluluklar artıyor.
1976 yılının sonuna geldiğimizde Murat 124 üretiminin de sonuna gelmiş oluyoruz. O güne kadar tam olarak 134.867 adet üretilen Murat 124'ün Aralık ayı itibariyle üretimine son veriliyor.
Murat 131'e geri döndüğümüzde ise, bu modelin ünlü "Kuş Serisi"nin temelini oluşturduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü 1981 yılına geldiğimizde karşımıza çıkan Şahin, Kartal ve Doğan modellerinin, aslında Murat 131'in başka versiyonları olarak piyasaya sürüldüğünü görüyoruz. Ürettikçe başarı, başardıkça üretim artıyor ve 1984 yılına geldiğimizde Türk Otomotiv Fabrikası'nın yıllık üretim kapasitesi 35 bine yükseliyor. Bu kapasite sayısı, 1990 yılında 100 bin adete çıkıyor.
90'lı yıllarda, yine hayatımızın bir parçası olmuş çok popüler modellerin üretimine başlanıyor. 1990'da, dönemin en çekici araba modellerinden biri olan ve yüksek bagaj kapağıyla ilk görüşte tanınan Tempra üretiliyor. 1994'te Fiat Uno ortaya çıkıyor. 95'te büyük ölçekli ihracat başladı ve bu ihracatın başlangıç noktası Tempra oldu. Doblo ise hayatımıza 2000 yılında girdi.
Döneminde en çok ünlü "Kuş Serisi" ile popülerliği yakalayan ve faal olmayı başaran TOFAŞ, aslında günümüzde de oldukça aktif bir şirket. Koç Holding ve Fiat Chrysler Automobiles'ın (FCA) eşit hissedarları olduğu Türk otomotiv şirketi, şu anda Türkiye'nin 3. büyük sanayi kuruluşudur.
Yılda 450 bin araçlık üretim kapasitesine sahip olan TOFAŞ, 10.000 kişiyi aşkın çalışanlarıyla birlikte Ar-Ge konusunda uzmanlaşarak ciddi bir ihracat ihtiyacını karşılamaktadır. Bu durum, 2010 yılından itibaren Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin gibi ülkelerin, ihracatlarının tamamını karşılamasıyla daha da açık bir hale gelmektedir.



