Rotor döngülü motorlar bir dönem otomobil teknolojisine damga vurmasına rağmen günümüzde neredeyse bütün geçerliliğini kaybetmiş durumda. Özellikle Japon otomobil üreticisi Mazda’nın bu motor tipini geri getirme çabaları gözlemlense de, Wankel motoru olarak bilinen bu teknolojinin günümüzde ölü durumda olması boş yere değil.
Kısaca özetlemek gerekirse; piston yerine “V” şeklinde bir rotor tasarımına sahip olan bu motor tipi, normal bir pistonlu motora göre çok daha az sayıda hareketli parça ihtiva eder.
Wankel motorları yakılmayan bütün yakıtı özel yanma odası tasarımı sayesinde egzoz vasıtasıyla dışarı atar. Bu motor tipinde hem bölmelerin yalıtımı hem de rotorun yanma odasında sorunsuz döngüsünü devam ettirebilmesi için iç duvarların yağlanmaya ihtiyacı vardır. Bunun çözümü için ufak miktarda motor yağı, yağ püskürtücüleri vasıtasıyla düzenli olarak yakıta enjekte edilir.
Pistonlu motorlarda oluşabilen ve motoru tamamen kullanılmaz kılabilecek piston hasarlarının aksine Wankel motorlarında oluşacak hasarlar, yalnızca motorun güç kaybetmesine sebep olur.
Peki otomobil meraklıları tarafından oldukça sevilen ve tasarımda da oldukça iyi görünen bu motor tipi neden günümüzde işlevini kaybetti? İşte bu sorunun dört temel yanıtı:
1 – Tasarımı sebebiyle ısısal verimliliğin olmayışı: Herkesin bildiği gibi motorlar yanan yakıtın oluşturduğu güç sayesinde çalışır. Yanma odası tasarımı, bu motorun, yakıtı en verimli şekilde yakmasına engel olmaktadır. Dar duvarda başlayan yakıt yanması rotor döngüsüyle beraber genişleyen yakıt haznesine yayılır ve yanma bu şekilde devam eder. Motor döngüsü egzoz portuna ulaşana kadar hazneye enjekte edilen yakıtın tamamı yakılamadığından dolayı, fazla yakıt egzoz vasıtasıyla araçtan dışarı atılır. Bazı araçlarda gözlemlediğiniz egzozdan çıkan alevlerin sebebi de budur. Bu durum ısı verimsizliğinin yanı sıra, kötü yakıt ekonomisi ve yüksek salınım değerlerine de yol açmaktadır.
2 – Motor bölümlerinin yalıtımı sorunlara neden olur: Wankel motorunda yakıt ve yanma haznelerinin birbirine karışmaması gerekir. Bu sebeple rotorda; tepe, yan ve ara contalar bulunur. Bu contalara rağmen motorun bir tarafında yanma gerçekleşirken diğer tarafında gerçekleşmez ve bu yüzden motorun iki farklı kısmında sıcaklık değerleri farklılık gösterir. Bu ısı farklılığı, metalin değişik şekillerde genişlemesine sebep olur ve bu yüzden contalar da zamanla işlevini kaybetmeye başlar.
Sonuçta iki hazne arasındaki gazlar karışmaya başlar.
3 – Yüksek miktarda yağ yakar: Sıkça karşılaşılan bir yanlış anlamayı açıklığa kavuşturmak gerekir. Wankel motorları doğrudan yağ yakmaz, fakat her gaza basıldığında yağ püskürtücüler motor haznesine ufak miktarlarda yağ pompalar. Yanlış anlaşılma ortadan kalksa bile bu, motorun yağ yaktığı gerçeğini değiştirmiyor. Tasarımından dolayı Wankel motoru, normal bir motordan çok daha sık yağ kontrolüne ve değişimine ihtiyaç duyar.
4 – Yüksek salınım değerleri: Günümüzde artık otomobil üreticilerinin belki de ilk dikkat ettiği husus olan düşük salınım değerlerine sahip olmak ve yüksek yakıt ekonomisi sağlamak Wankel motoruyla mümkün değil. Yakılamayan yakıtın egzoz yoluyla dışarı atılması hem yüksek miktarda ve verimsiz yakıt kullanımına hem de yüksek CO2 salınımına sebep olur. Bu, Wankel motorunun otomobil üreticileri tarafından neden artık tercih edilmediğinin birinci sebebidir.

