Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

Çoğumuz "Yaşımız 18 olsun da artık bir an önce ehliyetimizi alalım." diye bekledik. Araba kullanmaya başlamak, ehliyet sahibi olmak, ergenlik döneminde yetişkinliğin en önemli adımlarından biri gibi görünür. Kimileri araba kullanmayı çok küçük yaşta öğrenir, ehliyeti bir formalite gibi görür. Kimileri çok heyecanlıdır, bir anda profesyonel şoför kesilir. Kimileri ise zoraki alır araba kullanmaktan hiç hoşlanmaz. Ama öyle ya da böyle, ehliyetinizi nasıl almış olun, trafiğe atılmak her zaman göründüğü kadar kolay olmayabilir. Aynı zamanda (eğer özel bir durumunuz yoksa) araba kullanmanın, ehliyet sahibi olmanın acil durumlarda gerekli olduğunu belirtmekte de fayda var.

Görsel: istockphoto.com

Bu işin en zor kısmı da acemilik. Ehliyetinizi 30 sene önce aldıysanız ve trafiğe çıkma sayınız yine 30'u geçmediyse, yine acemi sayılırsınız. Bu işin yaşla olan alakası, göründüğü gibi değil. Adı üstüne "motor öğrenme" üzerine kurulu bu sistemde ne kadar şoförlük için pratik yaparsanız o kadar iyi araba kullanmaya başlarsınız. Çünkü trafik kurallarına uymak ve ehliyet sınavından tam puanla geçmek her zaman yeterli olmayabilir.

 

Öncelikle araba kullanmaya yeni başladıysanız dikkat etmeniz gereken ilk nokta trafikteyken panik olmamak. Evet, söylendiği kadar kolay olmadığının farkındayız ama emin olun panikle hareket etmek işleri çok daha zorlaştıracak ve istemediğiniz ve normalde içinde bulunmayacağınız durumlara sebebiyet verecektir. Bu nedenle araba koltuğuna oturduğunuzda derin bir nefes alın ve sakin bir ruh halinde olduğunuzdan emin olun.

Eğitiminizi hatırlayın. Trafik kuralları öylesine belirlenmiş kurallar değildir. Hepsi bir amaca hizmet ediyor ve trafikte yer alan her canlıyı güvende tutmak üzere belirleniyor. En ufak bir sinyali bile es geçmeyin, yol boş diye kırmızıda geçmeyi düşünmeyin. Kurallara uyun.

Kurallara uyarken de Türkiye'de araba kullandığınızı unutmayın! Siz uysanız da (maalesef ki) Türkiye trafiğinde kurallar, çoğu sürücüler tarafından hiçe sayılıyor ve trafik "raconu" temel alınıyor. Bu yüzden siz ne kadar trafik kuralları içinde davranırsanız davranın, birisi kendi koyduğu kurallar çerçevesinde araba kullanmaya devam edecektir. Bu yüzden araba kullanırken normalden daha fazla dikkatli olmalısınız.

Bulunduğunuz şehrin dinamiklerini dikkate alın. Dediğimiz gibi, burası Türkiye; İzmir'de araba kullanmakla İstanbul'da araba kullanmak arasında acemi şoförler için dağlar kadar fark var.

Görsel: istockphoto.com

Kendinizden emin olun ve kendinize güvenin. Eğer kendinize güvenmezseniz panik olma ihtimaliniz artacaktır. Bu da en başta bahsettiğimiz sorunların doğmasına sebep olur.

Güvendiğiniz birinden yardım isteyin. Şoförlüğüne güvendiğiniz biriyle kendinizi yetersiz hissettiğiniz zamanlarda yeniden derse çıkar gibi tura çıkın. Bu sizin rahatlamanıza ve yepyeni bilgiler edinmenize vesile olacaktır.

Emniyet kemerinizi bağlayın, şeridinizden yol alın ve çizgiyi ortalamayın, yayaya yol verin, kırmızı ışıkta geçmeyin, kırmızı ışıkta durduğunuzda yaya geçidini ihmal etmeyin, sinyal vermeyi unutmayın, hız limitini aşmayın... Yani kısacası "bana bir şey olmaz, ben artık iyi bir şoförüm" diye düşünerek en ufak bir kuralı bile ihlal etmeyin.

Korna dilini öğrenin. Kısa kornalar, genellikle teşekkür anlamına gelir. Başka bir arabaya yol verdiğinizde ya da trafikteki nazik bir davranışınızda karşıdaki şoför size bu şekilde teşekkürünü sunar. Eğer size çalınan uzun bir korna duyuyorsanız ya gerçekten çok agresif bir şoförle karşı karşıyasınızdır ya da bir şeyi yanlış yapmışsınızdır. Çünkü uzun kornalar sıkıntı demektir. Kısacası "kötü söz" anlamına gelir ve çalan kişinin oldukça sinirli olduğuna emin olabilirsiniz. Kim hangi kornayla ne söylemeye çalışıyor, öğrenin.

Biliyoruz, bir araba sizin önünüze geçiyorsa sizi sollamış olur. Ancak Türkiye'de "sağlamak" denen bir şey var! Yani, kural ihlali olsa da bir araba sağ tarafınızda 160 km hızla gelip önünüze geçebilir. Durum ne kadar sinir bozucu olsa da Türkiye'de araba kullanmanın böyle bir şey olduğunu unutmayın. Her zaman tetikte olun.

Gurur yapmayın! Otomatik vitesli araba kullanıyor olmak kimilerinin ısrarla direttiği gibi "araba kullanamamak" anlamına gelmez. Üstelik bu tip arabalar oldukça rahattır. Eğer otomatik vites ile çok daha iyi araba kullanacağınıza inanıyorsanız, boşu boşuna "Manuel araba kullanacağım." diye inat yapmayın.

Kadın şoförseniz işiniz oldukça zor. Kırmızı ışıkta "laf atılma" vakalarına maruz kalabilecek, arabanın motoru mümkün olduğunda bağırtılarak yanınızdan geçilecek, "Araba kullanamıyorsun!" denilecek, trafikte arabanız sıkıştırılacak ve bunların hepsi normalin iki katı yaşanacak. Tek sebebi ise yalnızca "kadın" olarak trafikte bulunmanız ve rahatça arabanızı sürmek istemeniz olacak. Sinir bozucu durumlara karşı kulak tıkayın.

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Yılın otomobili yeni Corsa

02.03.2015
otomag

Uzun Yolculuklarda İşinize Yarayacak Mobil Uygulamalar

07.06.2019

Birmot'tan kış kampanyası

02.10.2014
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır