90'larda çocuk olmak demek, artık nostalji yaşına erişildiği anlamına geliyor. Modadan televizyon dizilerine, çikolata ve şekerlerinden oyuncaklarına kadar bir çok ikonu ortaya çıkarmış dönemin en karakteristik yüzlerinden biriyse araba modelleri. Görünce kendimizden geçtiğimiz, asla sahip olamayacağımızı düşündüğümüz ve herkeste görmeye alışkın olduğumuz arabalar… Her bir araba modeli; motor gücüne, iç kaplamasına, teknik özelliklerine bakmaksızın kazındı hafızalarımıza. Çünkü her biri, bir çocukluk anısıyla hayatımıza girdi aslında.
İşte çocukluğunu 90'larda yaşamış olan kişilerin görünce yüzünde tebessüm yaratacak araba modelleri:
Lada Samara
Ülkemizde popülaritesini 90'lı yıllarda yakalayan bir araba modeli olsa da Lada Samara'nın kökleri Sovyetler Birliği ve İtalya arasında gerçekleşen bir ortaklığa dayanıyor. 1966'da başlayan bu anlaşma sayesinde doğan ilk araba modeli, aslında Fiat'ın 124'ü üzerine şekillenmişti. Lada modelleri arasında en çok üne sahip olan Niva olsa da Lada'nın bizim için ayrı bir yeri olduğu kuşkusuz. Orta sınıf aileler için biçilmez kaftan sayılabilir özelliklere sahip olan Lada’nın karakteristik özellikleri, sıfır modellerinin ucuz ve karşılanabilir olması, az yakması ve tasarımının -ki kırmızısı hafızalara kazınmıştır- akılda kalıcılığıydı. Bu yüzdendir ki binlerce aile, binlerce Lada Samara'yla yol arkadaşlığı yaptı o günlerde…
Mercedes W124 E200
Yalnızca popüler değil aynı zamanda da en havalı araba modellerinden biri olan W124 kasa Mercedes E200, görenlerin gönlüne taht kurardı. Hala daha Mercedes-Benz severler için yeri doldurulamaz bir model olma şanını yürütse de o zaman çocukların üzerinde bıraktığı etki bambaşkaydı. Lüks ve ulaşılmazlık duygusu, belki de en çok bu model ile yaşanırdı. Şans eseri bu arabaya binilirse de yolculuk, yolculuk olmaktan çıkar ve bir rüyaya dönüşürdü.
Renault Broadway
Zamanında Renault Broadway'i sürenler ya da onla yola çıkanlar bu araba modeli hakkındaki en büyük gerçeği bilir; o da arabanın dayanıklı oluşudur. İşte belki de bu yüzden, aslında üretimi 80'lerde başlamasına rağmen 90'larda ülkemizde en çok tercih edilen otomobillerden biri olmuştur Broadway. Renault 9 serisinin en göz alıcı modeli, hem erişilebilir fiyatı hem bakımının masrafsızlığı hem de az yakıt tüketimiyle ailelerin bir tanesi; dolayısıyla çocukların da en çok hatırladığı arabalardan biri olarak zamanında yerini almıştır. Ancak 2001 yılına geldiğimizde ise bu modelin üretimine son verilmiştir. Aradan geçen onca yıla rağmen, o günlerden kalma bir kaç tane Renault Broadway'in azimle yol aldığını görmeniz mümkün.
Fiat Tempra
Nedendir bilinmez, Fiat Tempra'ya binmek bir meseleydi o zamanlar. Bir BMW ya da Mercedes değildi ancak inanılmaz havalı ve erişilmesi güç bir araba modeliydi. Fiat Tempra'yı tanımak için, rakip arabalarla kıyaslandığında açık ara farkla yüksekte kalan bagaj kapağına bakmak yeterliydi. Kapağı gördükten sonra üzerindeki Tempra yazısı, ancak bagaj teyidinin ardından fark edilirdi. Dijital kilometre göstergesi, ABS fren sistemi, hava yastığı, tam otomatik kliması ile bir çok teknik yeniliği piyasaya sürmüş ve kendisini çağdaşlarından çok farklı bir yere taşımıştı.
Ford Sierra
1993 yılında üretimi son bulan Ford Sierra da dönemin en çok rağbet gören aile arabalarından birisi oldu. 1980 yıllarında ralli arabası olarak üretilen bu araba modeli, daha sonra sedan versiyonuyla piyasaya sürüldü ve güçlü turbo motoru ile fark yarattı. 5.8 saniyede 0-100 kilometre hızlanmasını tamamlayabilme özelliğine sahip Ford Sierra, 1300 kilogram ağırlığındaydı.
Tofaş Kuş Serisi
Türkiye'de asla unutulamayacak olan Tofaş'ın Şahin, Doğan, Serçe ve Kartal -yani Kuş Serisi araba modelleri- 90'larda rüştünü ispatlamıştı. Ancak ilginçtir ki, bu modellerin üretimi 2002 yılında dursa da oluşan hayran kitlesi peşini bırakmamıştır ve günümüzde de hayatlarına çoğunlukla "modifiyeli" bir şekilde devam etmektedir. 90'lardan bu yana, dört araba modeli arasından ise en çok bu ikisi öne çıkmıştır: Doğan ve Şahin. Doğan, daima Şahin'den daha üst ve vasıflı bir model olarak kabul edilmiştir. Bilmeyenler, Doğan ve Şahin arasında hiçbir fark göremezken hayranları arasında konuşulan bu farklar büyük meseleler olmuş ve tartışmalar yaratmıştır. Böylece hayatımıza "Modifiyeli, Doğan Görünümlü Şahin"ler girmiştir.



