Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

1950 ve 60’lar, Amerikan arabalarının gitgide büyüdüğü bir dönemdi. Arabalar boy, genişlik, uzunluk ve hacim açısından büyüdüğü gibi taşıdıkları motorlar da her yeni modelde daha da büyük tasarlanıyordu. Örnek vermek gerekirse Cadillac’ın motoru 1950’de 5.4 litre hacme sahipken 1969’da bu rakam 8.1 litreye ulaştı. Ve bu motor 100 km başına 24 litre benzin tüketiyordu. Ana akım modeller bile büyük ve çok yakar hale gelmişti.  Birçok sürücü bu durumdan rahatsızdı fakat piyasa bu talebe cevap vermekte yavaş kaldı. Yerel üreticiler sadece birkaç küçük model üretirken Japon markalar küçücük arabalarıyla sektöre giriş yapmaya hazırlanıyorlardı.

Görsel: commons.wikimedia.org

Birleşik Devletler o dönemde ithal petrole fazlasıyla bağımlı olmaya başlamıştı. Ülkeye giren petrolün büyük bir bölümü OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler – Organization of Petroleum Exporting Countries) yani İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela’dan geliyordu. Bu organizasyon 1967’de gerçekleşen Altı Gün Savaşı’nda İsrail’e toprak kaybeden Mısır ve Suriye’nin destekçisiydi. 6 Ekim 1973’te bu iki ülke Yom Kippur savaşında topraklarını geri almak adına İsrail’e saldırdı. Günler içerisinde Sovyetler Birliği, Arap kuvvetlerine ekipman sağlarken ABD Başkanı Richard Nixon, İsrail’e acil yardım sözü verdi. Buna karşılık olarak OPEC, İsrail’e destekçi olan tüm ülkelere petrol ikmalini kesme kararı aldı. Bu durum aynı zamanda üretimi de baltaladı ve sonuç olarak dünya genelinde petrol fiyatlarının dört katına sıçramasına sebep oldu.

Petrol satın almak bu kadar zorken kimse petrolle çalışan araba istemiyordu. Amerika’nın dört büyük araba üreticisi American Motors, Chrysler, Ford ve General Motors küçük modellerinin üretimlerini yeterince hızlı artıramadı ve büyük modeller satış bayilerinde paslanmaya yüz tuttular. Petrol ambargosu 5 ay sonra sona erdi fakat ardından gelen durgunluk ve şok dalgası devam etti. ABD’nin en çok satan markası Chevrolet ambargo sırasında 2.5 milyondan fazla araç üretirken bu rakam 1975’te 823.000’e geriledi. Aynı derecede büyük bir düşüş yaşayan Ford’un fabrikaları, 1973 yılına göre 780.000 daha az araba üretmeye başladı.

Görsel: commons.wikimedia.org

Bir anda ithal markalar sürücülere cazip gelmeye başladı. Amerika’da Toyota Corona ve Corolla, Datsun (Nissan) B210 ve 510, Honda Civic ve Accord, Mitsubishi Galant, Subaru DL gibi 4 silindirli modeller satışlarını yükseltirken, Avrupa’da Volkswagen Beetle ve Fastback, Renault 8 ve LeCar, Fiat Brava modelleri başarı yakaladı. Amerikan üreticileri ise Ford Maverick, Chevrolet Nova ve Vega, Plymouth Valiant ve Volare gibi modellerle talebe karşılık vermeye çalıştı. Ambargonun bitişi ile Amerikan sürücüleri eski tercihlerine dönmekte zaman kaybetmediler; ithal satışlar artmaya devam ettiği gibi yerli üretim modellerin de satışlarında artış gözlemlendi. 1976 yılında Toyota 347.000 birim satış yaparken Chevrolet tekrar 2.1 milyona yükseldi.

Petrol krizi dünyayı ekonomik ve siyasi olarak etkilediği kadar kültüre olarak da etkiledi; 4 silindirli küçük, az yakan modeller de facto haline geldi, Japon üreticiler ucuz fakat kaliteli üretime sahip modelleri ile dünyaya hiç olmadıkları kadar açıldılar. Böylece araba sektörü bir daha asla aynı olmayacak şekilde değişti.

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Off Road Arabaları

13.06.2018
otomag

BMW, 1 Serisi Sedan’ın konsept versiyonunu tanıttı

21.11.2015
otomag

Lotus Evora 400’e yakından bakın

07.11.2015
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır