Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

Hayatınızda hiç yarış pilotuyla tanıştınız mı? Pek yaygın bir meslek olduğu söylenemez tabii ki ancak bir hayli havalı bir iş olduğunu söylemek mümkün. Belki de bazılarımızın hayalini süsleyen bu sporun büyüleyici tarafı yalnızca hız değil, aynı zamanda zaferle gelen sükse ve ilgi aynı zamanda. Peki bir yarış pilotunun nasıl bir hayatı olabilir, hiç düşündünüz mü? 

Diyet, hayatlarının bir parçası. 
Yarış arabalarının ağırlıklarının hafifletilmesi zaten başlı başına bir iş. Yıllar içinde yaşanan gelişmelerle şu anda araçlar en hafif haline gelmiş olsa bile bu, daha da hafifletilemeyecekleri anlamına gelmiyor. Ancak yarış pilotuysanız arabanızla birlikte tartıldığınızda belirli bir sınırın altında kalmanız gerekiyor. Bu da hayatınız boyunca belirli bir diyeti izlemeniz demek. Özellikle ralli günlerinde, izlenen diyet bazı değişikliklere maruz kalabiliyor. Bir yandan, beslenme düzeninizin yalnızca kiloyla da alakası olmadığını söylemek mümkün. Yarış içindeyken dikkatin eksilmemesi ve reflekslerin kuvvetli olması, yarışın en önemli kısımlarından birini oluşturuyor. Dolayısıyla izlenen diyetin bedenen ve zihnen ihtiyacı karşılaması gerekiyor. 

Egzersiz de vazgeçilmezlerden biri. 
Yarış pilotlarının iyi performans gösterebilmesi için bedenini ve zihnini geliştirecek bazı egzersiz programları izlemesi gerekiyor. Yani yalnızca yarış arabalarıyla antrenman yaptıklarını söylemek biraz yanlış bir tanımlama olur. Direnç, görüş ve reflekslerini maksimuma çıkarmak için özel bir egzersiz programı izliyorlar. 

Görsel: istockphoto.com

Hız, yalnızca yarış pisti içinde geçerli bir durum. 
Kişisel otomobillerini kullanırken hız yapmak, ralli pilotları için geçerli değil aslında. Öncelikle içlerinde yaşadıkları hız tutkusunu tatmin etmeleri yaptıkları iş itibariyle normal bir insana göre çok daha kolay. Üstelik bu zevki profesyonellikleri, bilgi birikimleri ve deneyimleriyle en üst seviyeye taşıdıklarını söylemek de mümkün. Ancak pisti ardında bıraktıkları andan itibaren onlar da kendini normal hayatın akışına bırakıyorlar. Hız tutkusunu tatmin edebiliyor olmalarının yanı sıra trafikte hız yüzünden ceza yemeleri de pek hoş karşılanan bir durum olduğu söylenemez. Bilhassa temsil ettikleri şirketin arabasını kullanıyorlarsa durum daha da kötü zira cezai durumların bilgisi öncelikle anlaşmalı olduğu firmaya gidiyor. 

Hocam bunlar gerçek hayatta işimize yarayacak mı? 
Okul yıllarınıza geri dönün, bir dersi dinlemek istemediğinde her öğrenci mutlaka bir kez “bunlar gerçek hayatta işimize yaramayacak ki” diye sızlanmıştır mutlaka. Eğer ralli pilotu olmayı istediyseniz ve fizik dersinde pek de parlak bir öğrenci değilseniz size kötü bir haberimiz var. Yarış pilotları gerçekten de temel fizik ve aerodinamik bilgilerine sahip olmak zorundalar. Çünkü aracın ne zaman neye nasıl tepki verdiğini, vereceğini, bu tepkilerin anlamlarını bilmek onlar için hayati bir öneme sahip. 

Sporcu olmanız, her sporu yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. 
Atletler için sporun başka dallarını denemek zihin açıcı olabilir ancak yarış pilotlarının sevdikleri birçok aktiviteye elveda demeleri gerekiyor. Scuba diving, kayak, rafting ve hatta ata binmek gibi sporlar / aktiviteler pilotlar için yasaklanıyor çünkü çalıştıkları takımlar için olabilecek en kötü şeylerden biri de yarış aracını kullanamayacak şekilde yarış pilotunun sakatlanması. Tabii ki yasaklar bununla bitmiyor. Uyku düzenleri, ne zaman partiye katılacakları, arkadaşlarla ne kadar vakit geçirecekleri gibi sosyal alanı da içine katan bazı kısıtlamalara maruz kalıyorlar. Ancak zafer sonrası katıldıkları kutlama partilerinin bu durumu telafi ettiği açık bir şekilde ortada aslında. 

Yarını kestirmek mümkün değil. 
Her ne kadar anlaşmaları olsa da yarış pilotlarının iş anlamında yarını kestirmeleri bazen mümkün olmayabiliyor. Şirketler bir anda yarıştan çekilmeye karar verebiliyorlar ve böyle bir durumda pilotların, tıpkı pistte olduğu gibi hızlı davranmaları ve karar almaları gerekiyor. 

Planlar iptal edilsin! 
Yarış pilotlarının bir yılda çıktıkları seyahat sayısı o kadar fazla ki aslında iptal edecek bir plan bile yapamıyor olabilirler. Ancak sıkça yaşanan uçuşlar, saat farkı, yolculuğun getirdiği yorgunluk derken bedeni dinlendirmek ve yarışa hazırlamak da başlı başına bir iş oluyor. 

Görsel: istockphoto.com

Biraz da iş konuşalım. 
Yarış pilotu olabilmek için performansınızı toplantıda da göstermeniz gerekebilir. Motor sporlarının aslında pahalı bir spor olması bu işi finanse etmeyi zorlaştırıyor ve bu nedenle kişisel sponsorlar bulmak zorunlu hale gelebiliyor. Bu da pilot tulumunu çıkarıp formal kıyafetlere geçmek ve karşısındaki potansiyel sponsorları ikna etmek anlamına geliyor.

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Mazda tasarımcılarına yılın ekibi ödülü

22.09.2015
otomag

BMW X3 mü, AUDI Q5 mi? (Karşılaştırma)

29.11.2015
otomag

Uçak gemisinde otomobil lansmanı!

09.11.2014
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır