Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

Türkiye’de araba satın alırken hala mazot mu yoksa benzin mi diye düşünülse de artık otomobillerde bambaşka bir devreye geçildi: Elektrik devri... Bir çoğumuzun ileri teknolojiyle ilgili hayallerini arabaların elektrikle çalışması süslemiyordu. Çoğumuz, biraz da Jetgiller’in etkisiyle, uçan arabalara bel bağlamıştık oysa ki… Fakat geldiğimiz noktada, arabalarla ilgili teknoloji çoğumuzun aklındaki ultra otomatik, süper teknolojik, uçan ve kaçan otomobiller yerine yaşadığımız dünyanın ekolojisini korumaya yönelik, gelecek nesillerin hayatını güzelleştirecek bir miras olarak karşımıza çıktı.

Görel: istockphoto.com

Elektrikli araba modelleri, dünyayı daha yaşanır bir hale getirmek için hızla seri üretime ve kullanıma geçmiş durumda. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki kullanım alanının yaygınlığı gerçekten takdire şayan. Ne yazık ki Türkiye’de elektrikli arabaların kullanımı diğer ülkelerin oldukça gerisinde. Bunun önemli sebeplerinden biri ise elektrikli araç kullanımını artırmaya yönelik düzenlemelerin gerek karayolları gerek devlet eli gerekse özel şirketler tarafından henüz yapılmamış olması. Uygun koşullar oluşturulmadan da elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması biraz hayal olarak kalacak gibi. Gelişmiş ülkelerde bu konuyla ilgili çalışmalar ve düzenlemeler çoktan yapılmış durumda. Ve her geçen gün elektrikli araç kullanımını artırmaya yönelik gelişmelerle bu araçların kullanımı teşvik edilmekte.

Bu konudaki devlet teşviğinin ne kadar önemli olduğunu bir örnekle anlatmak gerekirse; pek çok Avrupa şehrinde elektrikli araçların park yerleri diğer araçların park yerlerinden ayrıdır. Bunun sebebi ise elektrikli araçların park yerlerinde şarj ünitelerinin bulunmasıdır.  Şehrin ortasında arabanızı park ederken, deposunu full’leme rahatlığı sanırım araç kullanan herkesin oldukça hoşuna gider. Avrupalıların sadece bu rahatlık sebebiyle elektrikli araç kullandıklarını söylemek ise doğru değil. Geleceğe daha duyarlı baktıkları için elektrik ile çalışan arabalar tercih ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Kısaca, toplum olarak elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması için öncelikle mental olarak kendimizi geliştirmemiz gerekmekte.

Peki Türkiye’de elektrikli araç kullanımına hiç mi teşvik yok? Cevabı tabii ki var. Devletin elektrikli araç kullanımını artırmaya yönelik maddi desteği bulunmakta. Elektrikli arabaların piyasadaki akaryakıt tüketen muadil arabalara kıyasla ÖTV’si hafife alınamayacak kadar büyük. Üstelik elektrikli otomobiller MTV’den de muaf tutuluyor. Fakat bu Türklerin elektrikle çalışan araba kullanması için yeterli bir teşvik değil. Türkiye’deki araba tutkunlarının elektrikli arabaya olan ilgisi de azımsanamayacak kadar fazla. Buna rağmen uygun şartlar oluşturulmadığı sürece bu ilgi sadece ilgi olarak kalmaya mahkum gibi.

Gelelim elektrikli araçların doğuşuna…

Görel: istockphoto.com

Elektrikli otomobillerin atası olan Tesla, Amerika’daki silikon vadisinde, birkaç elektrik mühendisinin bir araya gelerek büyüttükleri ve gerçeğe dönüştürdükleri bir hayal. O güne kadarki yaygın inanış elektriğin, bir otomobil için yeterli enerji ve performansı sağlayamayacağı yönünde olsa da Tesla şirketi elektrikle çalışan motorlu lüks ve performansı güçlü otomobiller üretmeyi başardı.

Peki Tesla’nın bu başarısından önce, elektrikli otomobillerin gelecek vadetmemesini düşündürten neydi? O güne kadar üretimi denenen elektrikli otomobillerin bu başarıyı elde edemeyeceği neredeyse kanıtlanmış durumdaydı. Sebebi ise son derece küçük, konforsuz ve sürekli şarj edilmeye ihtiyaç duyulan pilleriyle uzun ömürlü yol hikayesi çizemeyen araçların üretilmesiydi. Tesla Motors ise tüm bu başarısızlık hikayelerini bilime dayanan hesaplamalar ve çalışmalar sonucu başarıya ulaşmıştır.

 

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Honda NSX yola çıkmaya hazır!

08.07.2016
otomag

BMW’nin yüzü neden güldü?

16.04.2015
otomag

Ferrari’den Tour de France’a özel tasarım

19.10.2015
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır